YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15296
KARAR NO : 2010/11711
KARAR TARİHİ : 29.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 2147 sayılı Yasa kapsamında yaptığı borçlanma dikkate alınarak yurda kesin dönüş şartı aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitiyle, ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının 2147 Sayılı Yasa kapsamında yaptığı borçlanma dikkte alınarak yurda kesin dönüş şartı aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile ödenmeyen aylıkların faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacıya 01.02.2006 tarihinden itibaren tam yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 25.03.1970-31.01.1975; 09.07.1975 – 30.04.1983; tarihleri arasında geçen 153 aylık (4590 gün) çalışmalarını 2147 Sayılı Yasa uyarınca borçlanarak borçlanma bedelini 26.5.1986 tarihinde ödediği, 1.5.1983 – 6.10.1993 tarihleri arasındaki 3755 günlük çalışmasını ise 3201 sayılı Yasaya göre borçlanıp borçlanma bedelini 20.1.1995 tarihinde ödediği, 30.01.2006 tarihine kadar Almanya’da çalıştığı, Kurumun 17.01.2006 tarihli tahsis talebini dikkate alarak Kurumun 25.03.2008 tarihli yazısına göre davacıya 2147 sayılı Yasaya göre borçlandığı 4590 gün üzerinden 01.02.2006 tarihinden geçerli olmak üzere kısmi yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
506 Sayılı Yasanın geçici 81.maddesinde Yasanın 60.maddesinin A bendi (b) fıkrasındaki erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 15 yıldan beri sigortalı olma, en az 3600 gün primi ödeme koşullarını yerine getirdiği takdirde kısmi yaşlılık aylığına hak kazanılacağı bildirilmiştir.
Somut olayda davacının 55 yaşını doldurmuş olduğu, 25.03.1970 tarihinden itibaren 15 yıldan fazla sigortalı olup 2147 Sayılı Yasa kapsamında borçlandığı 4590 gün dikkate alındığında 17.01.2006 tarihli tahsis talebine göre 01.02.2006 tarihinden itibaren kısmi yaşlılık aylığına hak kazandığı ve Kurum tarafından yargılama sırasında 1.2.2006 tarihinden itibaren 25.03.2008 tarihinde yapılan işlemle kısmi yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşıldığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Kabule göre de; davacının 5000 gün prim ödeme koşulu bulunmadığı için kısmi müstakil yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti yerine tam yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K’nun 438/7.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1-Dava konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına
2-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,davacı tarafından peşin yatırılan harcın karar kesinleştikten sonra istek halinde davacıya iadesine,
3-Davanın açılmasına davalı Kurum sebebiyet verdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 575,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 241,80 yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” tarih, rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 29.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.