YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15452
KARAR NO : 2010/11656
KARAR TARİHİ : 29.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, dahili davalı …Genel Makine Boya Apre Tekstil Ltd.Şti.nin borcundan dolayı Kuruma borçlu olmadığının tespitiyle, ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı şirketin davalı Kurum tarafından 6183 sayılı Yasanın 79 maddesine göre gönderilen haciz bildirimi nedeni ile dava dışı Doğuş genel Makine Boya ve Apre Tekstil Ltd Şti ‘nin borcundan dolayı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın menfi tespit davası olduğu kabul edilerek asıl prim borçlusunun davacı şirkette bir alacağının bulunmadığının tespiti ile davacı şirket hakkında yapılan takibin iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden dava dışı Doğuş Genel Makina Boya ve Apre Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.’ nin kuruma olan borçlarından dolayı davacı şirketle ticari ilişkisi tespit edildiği gerekçesi ile davacı şirket yedinde olması muhtemel alacaklarına 30.10.2006 tarih 82362 sayılı haciz bildirisi gönderildiği bu bildirinin davacıya 09.11.2006 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen 7 günlük süre içerisinde olumlu yada olumsuz herhangi bir cevap verilmediği ve 20/02/2007 tarih 14518 sayılı ödeme emri düzenlenerek davacıya 03.03.2007 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 2.4.2007 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır .
İş Mahkemeleri 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikteki özel mahkemelerdir. 1479 sayılı Yasa’nın 70. maddesi, “Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde görüleceğini” kurala bağlamıştır.
Davanın yasal dayanağı olan 6183 sayılı Yasanın 79/3 maddesinde “Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunacağı, 79/4 maddesinde ise “ Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Menfi tespit davası açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilebilir. Teminat, alacaklı tahsil dairesine verilir ve haciz varakasına dayanılarak haczedilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı veren mahkeme tarafından çözümlenir. Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine, haksız çıktığı tutarın % 10’u tutarında ayrıca inkâr tazminatına hükmedileceği” belirtilmiştir.
Bu durumda, davacının istemi borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası kabul edilerek görevsizlik kararı vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesin, 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.