Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/15469 E. 2010/11403 K. 22.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15469
KARAR NO : 2010/11403
KARAR TARİHİ : 22.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 01.06.1984-01.09.1994 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava davacının 1.6.1984-1.9.1984 tarihleri arasında davalı gösterilen kooperatifin inşaat işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir
Mahkemece davanın kabulü ile davacının davalı SS … Konut Yapı Koopretifi işyerinde 1.6.1984-1.9.1984 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı işyerinden Kuruma verilen 1.6.1984 tarihli işe giriş bildirgesinin bulunduğu, hizmet cetvelinde davalı işyerinden kuruma bildirilen çalışmasının bulunmadığı ve davalı kooperatifin halen faal olup olmadığı araştırılmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Davalı SS … Konut Yapı Koopretifi adına çıkarılan dava dilekçesi tebligatının iade olduğu, adreste bulunan İbrahim Halil Köylü’nün kooperatifin eski başkanı olduğu, kooperatifin feshedildiğine ilişkin verdiği bilgileri tebligatı arkasına yazıldığı halde mahkemece Ticaret Sicil Memurluğundan davalı gösterilen kooperatifin halen faal olup olmadığı sorulup faal ise ticaret sicildeki kayıtlı adresine dava dilekçesi tebliğ edilmeden davalı kooperatife savunma hakkı tanınmadan davanın sonuçlandırıldığı görülmektedir. HUMK’nun 73.maddesinin açık hükmüne göre mahkeme yasada gösterilen belirli durumlar ayrık olmak üzere, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için yasaya uygun şekilde davet etmeden hükmünü veremez.
Bu nedenle davalıya Anayasanın 36.maddesinde de açıklanan savunma hakkını kullanabilmesi için dava dilekçesi ve davetiyenin Tebligat Yasası ve ilgili Tüzük hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmesi zorunludur. Kamu düzenine ilişkin bu yönün gözardı edilerek, açılan hizmet tesbiti davasında davalı kooperatifin yokluğunda ,yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Ticaret sicil kayıtlarına göre SS … Konut Yapı Koopretifi’nin feshedildiğinin anlaşılması durumunda ise; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.01.1999 gün ve E:1999/10-1, K:1999/1 sayılı kararında açıklandığı gibi, mahkemece tüzel kişiliği sona eren kooperatifin tüzel kişiliğinin sona ermesine ilişkin kararın kaldırarak, kooperatifin ihyası için tasfiye memurları ile ticaret siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa HUMK.’nun 39 ve 40. maddeleri hükümleri uyarınca uygun bir önel verilmesi ve bu dava açıldığı takdirde alınacak sonuca göre bu davaya devam edebilme olanağı doğduğu takdirde tüzel kişiliğe tebligat yapılarak davaya devam edilmesi gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurumun diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 22.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi