YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15485
KARAR NO : 2011/862
KARAR TARİHİ : 10.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının iş kazası sonucu beden güç kaybına uğraması nedeniyle maddi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüyle, 9.417,.40.- TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
Gerçek ücretin ise, işçinin imzasının bulunduğu işyeri kayıtlarından giderek ücret tediye bordrolarından saptanacağı, bordrolardan tespit edilememesi durumunda ise işçinin yaşı, kıdemi, meslek durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesinin gerektiğinin Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalıya ait diyabaz ocağında çalışırken geçirdiği iş kazasında % 7,2 oranında malul kaldığı, davacı ile birlikte çalışan ve tanık olarak iş müfettişince de dinlenen kişilerin davacının “dozer operatörü” olarak çalıştığını beyan ettikleri, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi zarar hesabının asgari ücret esas alınarak yapıldığı görülmektedir.
İşyeri kayıtlarındaki ücret bordrolarında davacının asgari ücretle çalıştığı ve anılan bordroların davacının imzasına havi olmadığı; davacının kaza tarihinde bir yıldan beri davalıya ait işyerinde, tanıkların mahkemede ve müfettiş raporundaki beyanlarından da anlaşıldığı üzere “dozer operatörü” olarak çalıştığı açık olmakla; kaza tarihi olan 06.05.2006 tarihi itibariyle dozer operatörü bir işçinin asgari ücretle çalışmasının yaşamın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumda ücret bordrolarına itibar edilemeyeceği söz götürmez.
Yapılacak iş; kaza tarihi olan 06.05.2006 itibariyle dozer operatörü olan davacının olay tarihinden hüküm tarihine en yakın tarihe kadar ki gerçek ücretinin yukarıdaki veriler doğrultusunda gerektiğinde meslek odasından emsallerinin ücreti araştırılarak, gerçek ücret belirlendikten sonra hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan ücret artışları da gözönünde tutularak, bu ücret üzerinden hesap raporu alınıp, SGK’ca bağlanan aylığın en son peşin sermaye değeri düşülerek tazminata hükmetmektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine,
10.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.