YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15637
KARAR NO : 2011/404
KARAR TARİHİ : 24.01.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki delillerle karardaki gerektirici nedenlere göre davacılar …, …, …’ün tüm davacılar … ve … ile davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava davacıların yakınları olan sigortalının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Sigortalı Abdulkadir Öz’ün iş kazası sonucu ölümü ile ilgili olayda ölen sigortalının % 25 oranında davalı işveren tarafın % 75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş için 40.000,00 TL, çocuklar Yasir, …, Tuğba ve Şeyma için ayrı ayrı 20.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken eş için 50.000,00 TL, çocuklar için ayrı ayrı 25.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan, davacılar …, ve …’ün maddi tazminat talebinin reddinin, katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına ve dava açılırken davacının bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunmamasına göre ,davacının maddi tazminat talebinin reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine; “1-Davacılardan …’ün SGK’ca karşılanmamış maddi bir zararı bulunmadığından bu davacı yönünden maddi tazminat talebinin REDDİNE
2- Davacılardan … yönünden talep edilen maddi tazminatın KISMEN KABÜLÜNE, 103,17 TL maddi tazminatın 13/06/2007 olay tarıhinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine,
3- Davacı … yönünden 2.582,00 TL maddi tazminatın 13/06/2007 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine,
4-Davacıların manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, … için takdir olunan 40,000 TL manevi tazminatın ve diğer davacılar Yasir, Özlem Merve, Tuğba ve Şeyma için ayrı ayrı takdir olunan 20,000’er TL manevi tazminatın 13/06/2007 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
Fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ve davacı … yönünden fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE ,
5-Davalı Bakanlık harçtan bağışık olmakla karar ilam harcı alınmasına yer olmadığına ve davacı tarafından yatırılan 5731.50 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan eş … için 575,00 TL, … için 575,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılar … ve …’e verilmesine; Aynı tarife gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan eş Ayşe için 4.400,00 TL, çocuklar Yasir, …, Tuğba ve Şeyma için ayrı ayrı 2.400,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ,
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 4.400,00 TL avukatlık ücretinin davacı …’den, 2.400,00 TL avukatlık ücretinin ayrı ayrı davacılar Yasir, …, Tuğba ve …’den alınarak davalıya ödenmesine ,
8-Davacılar tarafından yapılan toplam 1.434,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 520,00TL’ sının davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 24.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.