YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15742
KARAR NO : 2011/408
KARAR TARİHİ : 24.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVACILAR : … vs. Vek. Av. …
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacıların tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava davacıların yakınları olan sigortalının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Sigortalı Hayri …’ın iş kazası sonucu ölümü ile ilgili olayda ölen sigortalının % 75 davalı işveren tarafın % 75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş Fatma için 40.000,00- TL, çocuklar Emrah, Emine, İbrahim, Ayşe, Suna ve Ebru yararına ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davacı eş Fatma için 65.000,00’er TL, çocuklardan her birisi için 40.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine; “1-Davacı …’in maddi tazminat isteminin reddine, davalı yararına avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
2-Davacıların manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, davacı … için 40.000,00-TL, çocuklar Emrah …, Emine …, İbrahim …, …, Suna … ve Ebru … yararına ayrı ayrı 20.000,00’er TL manevi tazminatın 04.07.2007 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla talebin reddine,
3-Alınması gereken 8.640,00 TL karar ve ilâm harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan eş Fatma için 4.400,00 TL, çocuklar Emrah … için 2.400,00 TL , Emine … için 2.400,00 TL, İbrahim … için 2.400,00 TL, … için 2.400,00 TL, Suna … için 2.400,00 TL ve Ebru … için 2.400,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden 4.400,00 TL avukatlık ücretinin davacı eş Fatmadan alınarak, 2.400,00 TL avukatlık ücretinin davacılar Emrah, Emine, İbrahim, Ayşe, Suna ve Ebru’dan ayrı ayrı alınıp davalıya ödenmesine ,
6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 15,60-TL harç giderinin davalıdantahsili ile davacılara ödenmesine,
7-Davacılar tarafından yapılan toplam 42.50-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 12,50-TL’ sının davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 24.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.