YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15912
KARAR NO : 2010/12405
KARAR TARİHİ : 13.12.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, borçlanma miktarının günlük 2 ABD doları olarak tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının 3,5 Dolar üzerinden yurt dışı borçlanmasının kabulü ile ilgili kurum işleminin haksız olduğu ve ilk başvuru tarihindeki geçerli olan 2 Dolar üzerinden borçlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 05.10.2004 tarih ve 196485 sayılı başvuru dilekçesi ile günlük 2 Dolar esası ile borçlanmasının kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanma bedelinin kaç Dolar üzerinden hesaplanıp ödeneceği noktasındadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 3201 sayılı Yasanın “döviz ile değerlendirme” başlığı altındaki 4. maddesine göre, sosyal güvenlik kuruluşlarınca döviz ile değerlendirilecek sürelerin her bir günü için tahakkuk ettirilecek prim, kesenek ve karşılık borcu tutarı 1 Dolardır. Dövizin cinsi ve miktarı Bakanlar Kurulu Kararı ile değiştirilebilir.
Değişen miktar, tahakkuk ettirilmiş borçlarının tamamını ödememiş olanların bakiye borç sürelerine de uygulanır. Öte yandan, aynı yasanın Geçici 2. maddesine göre, 4. madde hükümlerine göre tahakkuk ettirilen borç miktarı, ödeme tarihindeki Doların Türk Lirası karşılığı esas alınarak hesap ve tahsil edilir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, 29.12.1986-27.08.1995 tarihleri arasında Almanya’da geçen hizmetlerini 3201 sayılı Yasaya göre borçlanmak için davalı Kuruma 05.10.2004 tarihinde başvurduğu, Kurumun 06.04.2005 tarihli yazısıyla davacıya günlük 2 Dolar üzerinden 3118 günlük çalışması karşılığının 6236 Dolar olarak borçlanması gerektiğini bildirdiği, davacının 13.04.2005 tarihinde tekrar başvurarak borçlanmak istediği sürenin 1740 gün olduğunu, buna göre yeniden borç miktarının belirlenmesini istemesi üzerine Kurum tarafından davacıya 10.03.2006 tarihli yazı ile 06.04.2005 tarihli borçlanma bildirimi ile ilgili yazının dikkate alınmaması gerektiği ve kabul edilen borçlanma talebine göre 3,5 Dolar üzerinden 3118 günlük süre karşılığı olan 10913 Dolar borçlanılması gerektiğinin bildirildiği, davacının da 11.08.2006 tarihinde 10.913 Dolar karşılığı 15.764,92 TL yi Kurum hesabına yatırdığı anlaşılmaktadır.
10.05.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.04.2005 tarih ve 2005/8776 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile sosyal güvenlik kuruluşlarınca döviz ile değerlendirilecek sürelerin her bir günü için tahakkuk ettirilecek prim, kesenek ve karşılık borcu tutarı 2 Dolardan 5 Dolara yükseltilmiştir. Daha sonra 06.12.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 14.11.2005 tarih ve 2005/9665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 4. maddesine göre, sosyal güvenlik kuruluşlarınca döviz ile değerlendirilecek sürelerin her bir günü için tahakkuk ettirilecek prim, kesenek ve karşılık borcu tutarı 3,5 Dolar olarak belirlenmiştir. Aynı kararda, 10.05.2005 tarihinden bu Kararnamenin yayımı tarihine kadar, bu tarihten önce veya sonra başvurulmuş olmasına bakılmaksızın 5 Dolar üzerinden borçlanma tutarını tamamen veya kısmen ödeyenlerin de bu Kararnamenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içerisinde başvurmaları halinde 3,5 Dolar üzerinden borçlanma tutarları ve bağlanmış ise aylıklarının yeniden hesaplanacağı, fazladan alınmış olan tutarların ödeme tarihindeki Yeni Türk Lirası üzerinden iade veya mahsup edileceği bildirilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının borçlanma bedelini ödediği 11.08.2006 tarihinde her bir günü için tahakkuk ettirilecek prim, kesenek ve karşılık borcu tutarı 3,5 Dolar olduğu anlaşıldığından ve talep tarihi ile ödeme tarihi arasındaki gecikmenin davacının yapmış olduğu ikinci bir başvuru nedeni ile olduğu ve Kurumun kusuru bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.