YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15961
KARAR NO : 2011/269
KARAR TARİHİ : 20.01.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların tüm,davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava ,iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece ,maddi tazminat istemi SSK tarafından karşılandığından reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu %25 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının %20, davalı işverenin %70 oranında, dava dışı kişinin ise %10 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eşdeyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 14.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 5.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, temyiz nedenlerine göre taraflar yararına oluşan kazanılmış hak ilkesi gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1-Birleşen 2006/333 Esas sayılı dosyada, davacının maddi zararı SSK’ca karşılandığından maddi tazminat talebinin reddine,
2-2006/754 Esas sayılı dosyada, davacının manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile,14.000,00 TL manevi tazminatın 26.08.2005 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalı ….Ltd.Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin REDDİNE,
3-2006/754 esas sayılı dosyada, SGK yönünden açılan davanın, davacıya talep ettiği gelirlerin bağlandığı göz önüne alınarak konusuz kaldığından reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 575,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.680,00 TL avukatlık ücretinin davalı …. Ltd. Şti’den alınarak davacıya verilmesine,red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 575,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı ….Ltd.Şirketine verilmesine,
5-Suç üstü ödeneğinden yapılan toplam 371,60 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 345,00 TL sinin davalı şirketten, 26,60 TL sinin davacı dan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 402,05 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 373,90 TL sinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Alınması gereken 756,00 TL karar ve ilam harcının davalı ….Ltd.Şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 11,20 TL başvuru harç giderinin davalı ….Ltd.Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz edenlerden ilgililerine yükletilmesine, 20.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.