YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16138
KARAR NO : 2010/12148
KARAR TARİHİ : 06.12.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigortalılığının iptaline ilişkin … işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, Kurumun tescil ve sigortalılığını iptal ettiğini belirterek dava konusu işlemin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının sigortalılığının iptaline ilişkin … işleminin iptaline karar verilmiş ise de varılan bu sonuç yerinde değildir.
Her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ Kur’luluk statüsünün ortaya konması gerekir. 1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 08.05.2000 günü intikal eden giriş bildirgesi ile Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın 09.01.1980 tarihinde başlayan üye kaydına dayanarak 22/03/1985 tarihi itibariyle sigortalı olarak tescilinin yapıldığı, 15.10.1990 tarihine kadar sigortalı sayıldığı davacının vergi ve sicil kaydının bulunmadığı, … İl Müdürlüğünde yapılan müfettiş incelemesi sonucunda kurum görevlileri ile bazı kişilerin anlaşarak birden çok kişiyi Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odası’na kaydettirdiği, 1980 yılına ait üye kayıt defterinin bulunmadığı, davacının kaydının 1997 yılı noter tasdikli defterde bulunduğu, aidat ödemediği, oda seçimlerinde oy kullanmadığı hazirun cetvellerinin bulunmadığı, davacının sigortalılığının iptaline karar verildiği, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün ekspertiz raporuna göre 20.08.1997 tasdik tarihli üye kayıt defterinde tahrifat bulunmadığının belirlendiği davacı hakkında dolandırıcılık ve sahte resmi evrak tanzim etmek suçlamasıyla Diyarbakır 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/65 Esas sayılı dosyası ile kamu davasının açıldığı ve halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının 22.03.1985-15.10.1990 tarihleri arasında geçerli bir oda kaydı bulunmadığından bu dönemde sigortalılık şartlarını taşımadığı açıktır.
Ancak davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması, davacıyı tescil edip sigortalılığı konusunda umut verdikten sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Ne var ki; kimse kendi hilesinden istifade edemeyeceğinden bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz oda kaydının davacınında katılımının bulunduğu mavazaalı bir işlem sonucu oluşturulmaması gereklidir.
Davacının kuruma tescilinin 22.3.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa’nın getirdiği değişiklik doğrultusunda 22/03/1985 tarihi itibariyle Bismil Esnaf ve Sanatkar Odası kaydına dayanılarak yapıldığı ancak davacı hakkında kuruma tescil edilmek amacıyla sahte belge tanzim ederek Oda defterlerinde tahrifat yaptığı iddiası ile dolandırıcılık ve sahte resmi evrak tanzim etmek suçlarından Diyarbakır 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/65 Esas sayılı dosyasında kamu davasının açıldığı ve halen derdest olduğu, ceza davası sonucunda davacının Oda defterinde tahrifat yapılarak sahte belge tanzim edilmesi olayına katılımda bulunduğunun belirlenmesi halinde Oda kaydına hukuken değer verilemeyeceği, bu durumda ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiği anlaşılmakla Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın kimsenin kendi hilesinden istifade edemeyeceği düşünülmeksizin ceza davasının sonucu beklenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.