YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16302
KARAR NO : 2011/198
KARAR TARİHİ : 19.01.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigortalılığını ve yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının Bağ-Kurluluğa tescil ve sigortalılığını dolayısı ile yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan bu sonuç yerinde değildir.
Her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ Kur’luluk statüsünün ortaya konması gerekir. 1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 20.09.2000 günü intikal eden giriş bildirgesi ile Diyarbakır Hurdacılar Odası’nın 01.01.1985 tarihinde başlayan üye kaydına dayanarak 22.03.1985 tarihi itibariyle sigortalı olarak tescilinin yapıldığı, 31.01.2000 tarihine kadar zorunlu, 27.09.2000-28.11.2001 tarihleri arasında aralıklı isteğe bağlı sigortalı sayıldığı,01.12.2001 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanan davacının 27.12.1990-13.04.1999 tarihleri arasında vergi kaydının,26.03.1991-31.12.2000 tarihleri arasında sicil kaydının olduğu, … İl Müdürlüğünde yapılan 28.04.2005 tarih, 6 sayılı müfettiş incelemesi sonucunda davacı ile bazı sigortalıların usulsüz oda kayıtları sayesinde kazandıkları hizmet süreleri ve dolayısı ile emeklilikleri iptal edildiği anlaşılsa da söz konusu müfettiş raporunun dosyada bulunmadığı anlaşılmıştır. Diyarbakır C. Savcılığının 2006/5093 Hazırlık numaralı soruşturma dosyasında usulsüz kayıt oluşturup sigortalılara hizmet kazandırıp Kurumu zarara uğratanlar hakkında soruşturmanın devam ettiği dosyadaki açıklamalardan anlaşılmaktadır.
Davacının geçerli bir oda kaydı bulunmadığından oda kaydına dayalı dönemde sigortalılık şartlarını taşımadığı açıktır.
Ancak davalı Kurum’un geçmişe yönelik prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması, davacıyı tescil edip sigortalılığı konusunda umut verdikten sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Ne var ki; kimse kendi hilesinden istifade edemeyeceğinden bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz oda kaydının davacının da katılımının bulunduğu mavazaalı bir işlem sonucu oluşturulmaması gereklidir.
Mahkemece yapılacak iş,davacının sigortalılığının iptaline konu müfettiş raporunun getirtilerek, davacının kuruma tescilinin 22.3.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa’nın getirdiği değişiklik doğrultusunda 22.03.1985 tarihi itibariyle Diyarbakır Hurdacılar …Odası kaydına dayanılarak yapıldığı ancak davacı hakkında kuruma tescil edilmek amacıyla sahte belge tanzim ederek Oda defterlerinde tahrifat yaptığı iddiası ile dolandırıcılık ve sahte resmi evrak tanzim etmek suçlarından dava açılıp açılmadığı, araştırılmadığından, davacı hakkında kamu davasının açılıp açılmadığı, açılan ceza davasının bulunması halinde bekletici mesele yapılıp, ceza davası sonucunda davacının Oda defterinde tahrifat yapılarak sahte belge tanzim edilmesi olayına katılımda bulunduğunun belirlenmesi halinde Oda kaydına hukuken değer verilemeyeceğinin düşünülmesi, davacının katılımının bulunmadığının anlaşılması veya söz konusu oda kaydı ile ilgili ceza dosyasının bulunmaması halinde şimdiki gibi karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.