YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16345
KARAR NO : 2011/708
KARAR TARİHİ : 07.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 14.5.2003 tarihinden itibaren maluliyet aylığı almaya hak kazandığının tesbitiyle, maluliyet talep tarihinden sora yatan aylık primlerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine ;
2-Davacı,14.05.2003 tarihinden itibaren …’dan malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile bu tarihten itibaren ödenen primlerin kendisine iadesine aksi yöndeki davalı Kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece, ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 13.07.1992-15.07.2002 tarihleri arasında 2407 gün 506 sayılı Yasaya tabi, 22.07.2002-31.07.2009 tarihleri arasında 2529 gün 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu … sigortalısı olarak prim ödediği, 14.05.2003 tarihinde maluliyet aylığı talebinde bulunduğu, TSK 600 Yataklı Hava Hastanesinin 13.10.1993 tarih ve 2106 sayılı Sağlık Kurulu raporunda davacının askerliğe elverişli olmadığı, 2003 yılında İzmir Atatürk Eğitim ve Aydın Devlet Hastanelerinden alınan ve davacının rahatsızlıklarını belirtir raporlar değerlendirilerek davacının maluliyetinin gerektirir rahatsızlığının Kurum sigortalısı oluş tarihinden önce de mevcut olduğu gerekçesi … Genel Müdürlüğünün 09.02.2004/2521 tarih/ sayılı kararı ile davacının maluliyet aylık talebinin ret edildiği, 30.03.2007 tarih 25/1862 sayılı Soysal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu raporunda davacının 1479 sayılı Yasanın 28/2 fıkrası gereğince maluliyet sigortası yardımlarında yararlanamayacağının bildirildiği, davacının maluliyet başlangıcı ve yıllar itibarı ile maluliyet oranında farklılık olup olmadığı konusunda mahkemece alınan 16.04.2008 tarih 2568 karar sayılı Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporunda davacının 13.10.1993 tarihinde ve halihazırda beden çalışma gücünün 2/3 ünü kaybettiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
1479 sayılı 28/1. maddesinde bu Kurumun uygulanmasında çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tespit edilen sigortalının malul sayılacağı bildirilmiştir.
İkinci fıkranın başında yer alan “sigortalılığın başladığı tarihte” ibaresi 04.10.2000 tarihli 619 sayılı KHK’nin 16. maddesi ile “bu Kanuna tabi sigortalılığın başladığı tarihte” olarak değiştirilmiş, anılan Kararname Anayasa Mahkemesinin 26.10.2000 tarihli kararı ile iptal edilmiş, iptal hükmü 08.08.2001 tarihte yürürlüğe girdikten sonra 24.07.2003 tarihli 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 17. maddesi ile “bu Kanuna tabi sigortalılığın başladığı tarihte” ibaresi madde metnine aynen eklenmiştir.
Davacının ilk kez … sigortalısı olduğu 22.07.2002 tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa’nın 28/2. maddesinde “sigortalılığın başladığı tarihte” ibaresi yürürlükte buluduğundan uyuşmazlığın bu hükme göre çözümlenmesi gerekeceğinin ve davacı sigortalı olduktan sonra aleyhe yapılan düzenlemenin uygulanmayacağının kabulü gerekir.
Öte yandan, çeşitli Yasalara tabi sigortalılık statülerinin bulunduğu hallerde sigortalılık süresinin başlangıç tarihi olarak, ilk defa hangi yasaya tabi olarak sigortalı çalışmaya başlandı ise o tarihin esas alınacağının belli olması karşısında, davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa’nın 28. maddesinde yer alan “Bu kanuna tabi olarak sigortalılığın başladığı tarihte” ifadesinin, birden fazla sigortalı hizmet sürelerinin arasında ayrım yapılmaksızın ilk defa hangi yasaya tabi çalışmaya başlanmış ise o tarihin kabul edilmesinin, sosyal güvenliğin temel ilkelerine giderek 2829 sayılı Yasa’nın 1. maddesinde ifadesini bulan çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak geçen hizmet süreleri birleştirilerek ilgilerin sosyal güvenliklerinin sağlanmasına yönelik amaca uygun düşeceği ortadadır.
Davacının dosya içeriğine göre sigortalılık başlangıç tarihi 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak çalışmaya başladığı 13.07.1992 olup Adli Tıp Raporuna göre 2/3 maluliyet başlangıç tarihinin 13.10.1993 olduğu açıktır. Bu durumda davacının ilk işe giriş tarihinde malul olmadığı açıktır. Mahkemece davacının ilk sigortalı işe başlama tarihinde malul olmadığı kabul edilerek 14.05.2003 tarihindeki dilekçe tarihini takip eden aybaşından itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ve diğer talepleri hakkında çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.