Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/16445 E. 2011/105 K. 18.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16445
KARAR NO : 2011/105
KARAR TARİHİ : 18.01.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle davacı ve davalının temyiz nedenlerine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının davalı işyerinde preste sac bükme işini yaparken elinden yaralandığı iş kazası olayında %10 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayda davacının %50 , davalı işverenin %50 oranında kusurlu oldukları, bilirkişi tarafından peşin sermaye değeri ile karşılanmayan zararın 926,91 TL olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda değişiklik yapan 5219 sayılı yasanın 2.maddesi uyarınca 01.01.2009 tarihinden sonra, anılan yasanın 427.maddesindeki kesinlik sınırı, 1.400,00 -TL.’ye çıkarılmış olup, inceleme konusu maddi tazminata ilişkin karar bu tarihten sonra verilmiş ve kesinlik sınırının altında bulunmuş olmakla, söz konusu maddelere göre maddi tazminat yönünden kurulan hüküm kesin nitelik taşıdığından 01.06.1990 tarih ve E: 1989/3, K: 1990/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da gözönünde tutularak, davalının maddi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin, kararın kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle Dairemizce REDDİNE,
2. Davalının manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının
gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 15.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1- Davanın kısmen kabulü ile davacının 926,91 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatının 13.4.2001 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine , fazla istemin reddine
3-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan tazminat miktarları üzerinden hesaplanan 1.311,20 TL, avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, red olunan tazminat miktarları üzerinden aynı tarife uyarınca hesaplanan 1.208,77- TL avukatlık ücretlerinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan toplam 411,50-TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 214,86-TL sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına, davalı tarafından yapılan toplam 326,13-TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 155,84-TL sının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerine bırakılmasına
5-Alınması gereken 590,05-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 283,50- TL nispi harcın mahsubuyla bakiye 306,55-TL nisbi harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 283,50-TL nisbi harç ile 12,20- TL başvuru harcı olmak üzere toplam 295,70-TL harc giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 18.1.2011 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.