Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/16568 E. 2009/16800 K. 22.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16568
KARAR NO : 2009/16800
KARAR TARİHİ : 22.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, meslek hastalığı sonucu malüliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine
2-Dava meslek hastalığı sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan davacının manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının meslek hastalığı sonucu % 20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda olayın kaçınılmazlık sonucu oluştuğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortaLıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 14.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 16.000,00 TL’sIna hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün fıkrasının tümden silinerek yerine;
“1- Davanın kısmen kabulü ile 14.000.00 TL manevi tazminatın 27.11.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazla talebin reddine
2-Alınması gereken 756,00 TL ilam harcından davacıdan peşin alınan 216,00 TL’nin mahsubu ile bakiye 540,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına davacıdan peşin alınan 216.00 TL nispi harç ve 14.00 TL başvurma harcı toplamı 230,00 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.680,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesin,red edilen miktar üzerinden 575,00 TL avukatlık ücretininde davacıdan alınarak davalıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan 15.30 TL yargılama giderinden 12.00 TL’sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına “rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,67.20 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,22.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.