YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16650
KARAR NO : 2010/12973
KARAR TARİHİ : 23.12.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 09.07.1997 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası sayılması gerektiğinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının olay günü yüklü forkliftin aracın arka alt kenarına çarpması sonucu paletin içindeki kasaların düştüğünü,kasalardan birinin sol omzuna çarpması sonucu omzundan yaralandığını, sol kolunu kaldıramadığını söylediği, 09.07.1997 tarihli Gözlem Röntgen Ultrason Merkezi doktorunun raporuna göre,sol omuzda sublüksasyon tanısı konulduğu, Kurum müfettişinin 09.05.2007 tarihli raporunda,olayın iş kazası olduğuna ilişkin yeterli tesbit yapılamaması nedeniyle iş kazası olduğuna kanaat getirilemediği,olayın 506 sayılı Yasanın 32.maddesi uyarınca hastalık olayı sayılması gerektiğinin tesbit edildiği,işverenin 1997 yılına ait kayıt ve belgelerinin sel baskını nedeniyle kullanılamaz durumda olduğu,ibrazı hususunda zamanaşımı definde bulunduklarını beyan ettiği, 06.06.2009 tarihli bilirkişi kurulunun kusur raporuna göre, işverenin davacının işe girişte omzundaki rahatsızlığı rapor alarak tesbit etmediğinden 09.07.1997 tarihli rapora göre davacının omzundaki rahatsızlığın hastalıktan değil iş kazasından kaynaklandığı ve olayın iş kazası olduğunun tesbit edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 11/A maddesidir. Anılan maddeye göre, iş kazası, a) sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, c) sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında sigortalıyı hemen veya bedence veya ruhça arızaya uğratan olaylardır. Zararlandırıcı sigorta olayının, iş kazası sayılması için, 1) sigorta olayına maruz kalan kişinin, Sosyal Sigortalar Kanununun 2’nci madde anlamında sigortalı olması, 2) sigorta olayının, maddede sayılı sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, sigorta olayının, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Somut olayda, davacı SSK müfettişine verdiği ifadede olay günü Kartal SSK Hastanesine gittiğini,burada muayene olduğunu,sol omzunu ve kolunu alçıya aldıklarını,20-25 gün sonra alçının söküldüğünü söylediği halde bu hastaneden davacı ile ilgili kayıtlar getirtilmeden ve işverenin bordrolarına geçmiş kimseler veya aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin kayıtlarına geçmiş kişiler saptanarak anılan kişilerin bilgilerine başvurulmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu istemin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacının olay tarihinde tedavi gördüğünü iddia ettiği Kartal SSK hastanesinden davacı ile ilgili kayıtları getirtmek, protokol defteri üzerinde inceleme yaptırılarak davacının bu tarihlerde hastaneye başvurup vurmadığını araştırmak, davacının işyerinde sigortalı olarak çalışırken zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalıp kalmadığı yönünden davanın niteliği gözönünde tutularak işverenin bordrolarına geçmiş kimseler veya aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin kayıtlarına geçmiş kişiler saptanarak anılan kişilerin bilgilerine başvurmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ilgiliye iadesine, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.