Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/16721 E. 2009/16793 K. 22.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16721
KARAR NO : 2009/16793
KARAR TARİHİ : 22.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01.04.1986-01.01.2000 tarihleri arasında SSK sigortalılığı dışında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 1.4.1986-1.1.2000 tarihleri arasında SSK’na tabi çalışmaları dışında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine ilişkindir.
Mahkemece istemin aynen kabulüne karar vermiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Gerçekten Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK’lı çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Yapılan incelemede davacının davalı Kurumca 1.4.1986 tarihi itibariyle resen kayıt ve tescil edildiği ihtilaflı dönemde 10.4.1986-15.8.1986 tarihleri arasında 113 gün, 1.9.1994-30.10.1994 tarihleri arasında 60 gün 506 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığının bulunduğu, davalı Kurumca durumun öğrenilmesi üzerine 9.7.1986 tarihi itibariyle terkin edildiği, ziraat odası kaydının 1.1.1992, … kooperatif kaydının 29.3.2001 tarihinden başladığı, tarım kredi kooperatifi kaydının olmadığı, Ziraat Bankasından tarımsal amaçlı 2005, 2006, 2008, 2009 yıllarında DGD kredisi aldığı, zabıta araştırmasında 1975 yılından beri tarımsal faaliyetinin devam ettiğinin icarla aldığı tarlalarda … ektiğinin bildirildiği, davacının 1.4.1986-9.4.1986 tarihleri arasında taraflar arasında … sigortalısı olduğu konusunda ihtilaf olmadığı görülmektedir.
Somut olayda davacının ilk kısa süreli 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmasının sona erdiği 15.8.1986 tarihinden itibaren tarımsal faaliyetinin devam ettiğine ilişkin hiçbir kaydın bulunmadığı görülmektedir.
Yapılacak iş davacı davalı Kurumca 1.4.1986 tarihinde tescil edilmiş olmakla bu tarihten sonra, … ektiği bildirilmekle ürün satışı yaptığı kişi, kurum ve kuruluşları açıklattırmak, bu kişi kurum ve kuruluşlardan ürün bedellerinden prim kesintisi yapılıp yapılmadığını sormak, yapılmışsa belgelerini getirtmek, 1986-1992 yılları arasında zilyetliğinde zirai arazi bulunup bulunmadığını ilgili Belediye Emlak Vergisi Dairesindenvarsa zirai emlak vergi kayıtlarını getirerek belirlemek, tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonuca gitmektir.
Mahkemece davacının 15.8.1986 tarihinden beri zirai faaliyetinin devam ettiğini gösteren hiçbir kayıt bulunmadığı halde eksik inceleme ve noksan araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.