YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16740
KARAR NO : 2010/1551
KARAR TARİHİ : 16.02.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Sigortalılık başlangıç tarihinin 2.4.1979 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 2.4.1979 olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen 8.10.2007 tarihli karar Dairemizin 10.11.2008 tarihli kararı ile bozulmuş mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozma kararı gereği yerine getirilmemiş, işyerinden dönem bordrosu verilmediği davalı Kurumca bildirilmesine rağmen komşu işyerleri araştırılıp o tarihte kayıtlı komşu işyeri çalışanları belirlenip tanık olarak beyanlarına başvurulmamış, hizmet cetveline göre bordro tanığı olmadığı anlaşılan M….’in beyanına dayanılarak sonuca gidilmiştir.
Öncelikle belirtilmelidir ki; 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır.
Yapılacak iş; işyerinin Kestelli Caddesi, Harbutlu İşhanında Gömlekçi Dükkanı (Gömlek dikim Atölyesi) olduğu nazara alınarak Belediye ve zabıta marifetiyle tespit edilecek işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde bildirge tarihinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O Halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,16.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.