Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/16755 E. 2010/13198 K. 27.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16755
KARAR NO : 2010/13198
KARAR TARİHİ : 27.12.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.11.1993-31.12.2003 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitiyle işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava davacının , davalıya ait işyerinde 1.11.1993-31.12.2003 tarihleri arasında çalıştığının tesbiti ile işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece hizmet tesbiti davasının kabulü ile davacının … Limited Şirketi işyerinde 1.11.1993-1.12.2003 tarihleri arasında kesintisiz çalışıtğının tesbiti ile işçilik alacakları isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı şirkete ait 18339 nolu işyerinden davacı adına düzenlenen 15.1.1999 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği ve 15.1.1999- 1.12.2003 tarihleri arasında 1999 yılının 180 gün diğer yıllar ise tam olarak Kuruma bildirildiği, davalı vekilinin dava dışı Şanlıurfa İtimat Ltd Şti ait olduğunu iddia ettiği 12957 nolu işyeriden davacı adına düzenlenen 1.11.1993 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği ve bu işyerinden 1.11.1993-30.11.1993 tarihleri arasında 5 günlük çalışmanın Kuruma bildirildiği, bu işyerine ait işyeri tescil dosyası ile ticaret sicil kayıtlarının getirtilmediği, davalı şirketin Ticaret Odasına 28.7.1997 tarihinde kayıt olduğu, Kurumdan her iki şirketin dönem bordrolarının getirtilmediği, davalı şirket tarafından dosyaya sunulan ücret bordrolarından 2002 yılı ve sonrasına ait olanların imzalı olduğu anlaşılmaktadır
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
ESAS: 2009-16755
Karar: 2010-13198
Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır..
Somut olayda fiili çalışmanın varlığına ilişkin delillerin resen toplanıp değerlendirilmesi gerekirken, dava dışı başka şirkete ait olduğu iddia edilen işe giriş bildirgesinin davalı şirket tarafından Kurum’a verildiği kabul edilerek değerlendirme yapılması, dinlenen tanıkların bordro tanıkları veya çalışmaları kayıtlara geçmiş komşu işyeri tanıkları olup olmadıkları denetlenmeden soyut beyanlarına değer verilerek karar verilmesi ve davacının hizmet tesbitini 31.12.2003 tarihine kadar istediği mahkemece 1.12.2003 tarihine kadar olan çalışma kabul edildiği halde tesbit davasının kısmen kabulü yerine, kabulü şeklinde hüküm kurulması yine davacının davalı işyerinde 15.1.1999-1.12.2003 tarihleri arasında geçen çalışmalarının büyük kısmı Kuruma bildirildiğinden bildirilen bu süreler yönünden davacının hukuki yarar bulunmadığından reddi yerine yeniden tesbitine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, öncelikle 12975.063 nolu işyeri ile davalı şirketin Kurumdaki işyeri tescil dosyaları ile Ticaret Sicil kayıtlarının getirtilerek şirketlerin hangi tarihten beri faal oldukları ve ortaklarının kimler oldukları her iki şirket arasında bir bağ bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılarak davacı adına verilen işe giriş bildirgelerinin ve hizmet cetvelindeki bildirimlerin hangi işverenlerce yapıldığının saptanması ve uyuşmazlık döneminde davalı işyerinden Kuruma verilen dönem bordroları temin edilip bordroda adları olan tanıklar resen belirlenip beyanlarına başvurulması, dinlenen mevcut tanıkların bordro tanıkları veya komşu işyeri tanıkları olup olmadıklarının denetlenmesi ve davanın kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınarak gerektiğinde araştırmanın genişletilip bu dönemlerde çalışması bulunan komşu işyeri işveren ve bu işverenleri tarafından çalışmaları Kuruma bildirilen kimseler zabıta marifetiyle belirlenip dinlenmesi, davacının istemde bulunduğu süreler içerisinde Kuruma bildirilen ve hukuki yararın bulunmadığı dönemler de dikkate alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonuca gitmektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalı işverene iadesine, 27.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.