Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/16761 E. 2011/576 K. 27.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16761
KARAR NO : 2011/576
KARAR TARİHİ : 27.01.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların manevi tazminatın miktarına ve mahkemece hükme esas alınan kusur raporuna davalının sürekli iş göremezlik oranına yönelik temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının iş kazası sonucu işgöremez duruma gelmesi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden , davacının zarf makinesinde usta olarak çalıştığı, dava dilekçesinde 900.00 TL ücretle çalıştığını ileri sürdüğü, sigorta müfettişince davacının ücretinin 600.00 TL olarak tesbit edildiği,imzalı ücret bordrolarında ücretinin 600.00 TL brüt, 430.00 TL net olarak görüldüğü,davacı tanıklarının davacının aylık 900.00 TL ücretle çalıştığını beyan ettikleri, Mahkemece Tüm-Ka İş Sendikasından ücret araştırması yapıldığı ve bu sendikaca ücretin brüt 935.67 TL olarak bildirildiği,sendikaca bildirilen bu ücretin maddi tazminat hesabında dikkate alındığı, davacının iş kazası sonucu %7.1 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayda davacının % 30, davalı işverenin %70 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının ve hak sahiplerinin maddi tazminat alacağının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Öte yandan, gerçek ücretin ise, işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda,Mahkemece ilgili Meslek Odasından emsal ücret araştırması yapılmadan Tüm-Ka İş Sendikası yazısına itibar edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş,davacının yaptığı iş, mesleki kıdemi , yaşı,eğitim durumu belirtilerek olay tarihinden müzekkerenin yazıldığı tarihe kadar emsal işçinin her yıl için alabileceği aylık net ücreti ilgili Meslek Odasından sormak, davacının dava dilekçesindeki ücrete ait beyanının bağlayıcı olduğunu da gözetmek suretiyle talebi aşmamak kaydıyla belirlenecek ücret üzerinden hesap yaptırarak davacının maddi zararını belirlemek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların hakkaniyet indirimine yönelik ve davacının avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 27.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.