Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/16804 E. 2011/6 K. 17.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16804
KARAR NO : 2011/6
KARAR TARİHİ : 17.01.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin 11 yıl 1 ay … hizmetinin olduğunun ve ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitiyle, birikmiş aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Davacılar, murisleri …’den l.l0.2007 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasını ve birikmiş aylıkların yasal faizi ile tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece, davacı miras bırakanı …’den ölüm aylığı bağlanmasına, ölüm aylığının 1.2.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Kurumdan alınıp davacıya verilmesine ilişkin hüküm oluşturulmuş ise de bu sonuç hatalı olmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacılar Hanım, Tenzile ve …’in 22.2.2007 tarihinde, 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı iken ölen …’in eş ve bekar kızları oldukları, 16.1.2008 tarihinde Kurumdan tahsis talebinde bulundukları, bu taleplerinin murisinin Kuruma olan prim borçlarının ödenmesinden sonra değerlendirileceğine dair red cevabı sonrasında bu davanın açıldığı, 12.9.2007 tarihinde davacılar tarafından Kuruma 3.800,00 TL’lik prim ödemesinin yapıldığı, bu miktarın bilirkişi hesap raporuna göre 5 yıl 3 ay primi ödenmiş sigortalılık süresine karşılık geldiğinin kabul edildiği davacıların sigortalı muris …’in mirasçıları olarak Kurumdan ölüm aylığı taleplerinde yasal şartları taşıdıkları, murisin primi ödenmiş sigortalılık süresinin 5 yıl 3 ay olduğunun Kurumdan sorularak doğrulanmadığı görülmektedir.
Gerçekten, davacılar birlikte açtıkları davada eş ve babalarından aylık bağlanmasını istemişlerdir. Gerekçede dahi davacı çocuklarada aylık bağlanmasına karar verildiği yazılı iken, hükmün tek bir davacı adına isim dahi belirtilmeksizin karar verilmesi HUMK.’nun 388-389. maddelerine aykırı olup hükmün bu hali ile infazı dahi mümkün değildir.
Yapılacak iş; davacılar tarafından 12.9.2007 tarihinde ödenen 3.800,00 TL’lik primin 5 yıllık sigortalılık süresini karşılayıp karşılamadığı Kurumdan sorulduktan sonra, 5 yıla ilişkin prim borcu yok ise tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan l.2.2008 tarihinden, prim borcu var ise de eksik primin ödenmesini talep eden aybaşından itibaren davacılar Hanım, Tenzile ve …’e muris …’den dolayı ölüm aylığı bağlanmasına karar vermek ve davacılara birikmiş aylığa ilişkin alacak taleplerinin miktarını açıklattırıp harcını yatırtıktan ve davacılara aylık bağlanması gereken tarih ile dava tarihi arasında ödenmesi gereken birikmiş aylık miktarı belirlendikten sonra birikmiş aylık talebi yönündende bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.