YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17119
KARAR NO : 2010/10164
KARAR TARİHİ : 19.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle karardaki gerektirici nedenlere göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar murisinin iş kazası sonucu öldüğü, olayda ölen sigortalının % 30, davalı işveren tarafın % 70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş … yararına 40.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 60.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1- Davacı eş Arife Demirarslanın maddi zararı SGKca bağlanan gelirle karşılandığından maddi tazminat isteminin reddine,
2-Davacıların manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile,
Davacı eş için 40.000,00 TL, … …, …, …, …, …, …, … için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın 6.2.2008 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine,
3-Alınması gereken 4.050 ,00 TL karar ve ilâm harcından peşin alınan 2.970,00 TL harcın düşümüyle kalan 1.080,00 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden eş için 4.400,00 TL … için ayrı ayrı 600.00 er TL nisbi avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden 4.400,00 TL avukatlık ücretinin davacı eşten, 600.00 er TL nisbi avukatlık ücretinin davacı kardeşlerden ayrı ayrı alınıp davalıya ödenmesine
6- Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.970,00 TL nispi harç, 14,00 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.984,00 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine
7-Davacı tarafından yapılan toplam 1.888.90 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 647.00 TL’ sının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine , kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 19.10. 2010 gününde oybirliği ile karar verildi.