Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/17120 E. 2010/7327 K. 22.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17120
KARAR NO : 2010/7327
KARAR TARİHİ : 22.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan madid ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 46.154,99 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte advalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılar verilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi oludğu anlaşılmış ve duruşma için 22.6.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü taraflar adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi ve aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz edenin sıfatına göre, davalıların manevi tazminata yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 11.03,2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı anne …’un maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı anne ve kardeşlerin manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin davacıların manevi tazminat istemleri hakkındaki hükmü temyiz edenin sıfatına göre yerindedir.
Davacı …’a maddi tazminat verilmesine yönelik hükme ilişkin temyiz itirazlarına gelince:
Dava nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu nedenle, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin belirlenen tazminattan düşürülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş yerleşmiş, görüşlerindendir. Bu bakımdan, davanın niteliği göz önünde tutularak öncelikle hak sahiplerine Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından iş kazası nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması, gelir bağlanmış ise, bildirilen miktarın, tazminattan düşülmesi, gelir bağlanmamış ise bu yön, hak sahibinin tazminat hakkını doğrudan etkileyeceğinden hak sahibine; gelir bağlanması için Sosyal Sigortalar Kurumuna dava açılması davaya dahil etmesi için önel verilmesinde yasal zorunluluk olduğu açıktır. Başka bir anlatımla, hak sahibi tarafından Kurum aleyhine açılan davada, 506 Sayılı Yasanın 24.maddenin öngördüğü koşulların oluşmadığının saptanması durumunda; hak sahibine, gelir bağlanmayacağı giderek, hak sahibinin, destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkına sahip olmayacağı açık-seçiktir. Somut olayda, hak sahibi anne yönünden yukarıda açıklanan doğrultuda,inceleme ve araştırma yapıldığı ve sonuçta …’dan maaş aldığı anlaşılan davacı … ’a sigortalı çocuğunun ölümü nedeniyle Kurum tarafından gelir bağlanması talebinin reddolunduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. 4958 Sayılı Yasa’yla değişik 506 sayılı Yasa’nın 24.maddesinde de hak sahibi anne ya da babaya gelir bağlanabilmesi için diğer şartların yanı sıra sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışılmaması veya buralardan her ne ad adı altında olursa olsun gelir ya da aylık alınmaması gerektiği düzenlenmiştir. Hal böyle olunca davacı …’un maddi tazminat isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde anılan davacı yararına maddi tazminata karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 22.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.