Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/1784 E. 2010/1792 K. 22.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1784
KARAR NO : 2010/1792
KARAR TARİHİ : 22.02.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 3.3.1994-6.6.2005 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava, davacının 03.03.2004-06.06.2005 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, davacının 03.03.2004-14.02.2005 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tesbitine, karar vermiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının davalı işyerinden, 14.02.2005-04.06.2005 tarihleri arasındaki 107 günlük çalışmaların Kuruma bildirildiği ve bildirimlere uygun olarak da primlerinin ödendiği, bildirimlerin yapıldığı davalı şirket adına tescilli 1047936 sicil nolu iş yerinin 01.07.1997 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı ve halen faal olduğu, 25.07.2005 tarihli Kurum yazısı ile sözkonusu iş yeri ile ilgili uyuşmazlık konusu döneme ait 2005 yılı 1,2,3,4,5 ve 6 aylarında kayda rastlanılmadığı bildirilmiş ise de davacının hizmet döküm cetvelinde ve iş yeri dosyasında 1047936 sicil nolu iş yerinde 14.02.2005-04.06.2005 tarihleri arasındaki çalışmalarının kesintisiz kuruma bildirildiğinin görüldüğü, Kurum tarafından 2004 yılı 1. ayı ile 2005 yılı 6. ayları arasındaki döneme ait bordroların gönderilmediği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Sosyal Güvenliğe yönelik bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği araştırılmalı, işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun kapsamında bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, süreklimi kesintilimi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri dikkate alınmalı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyerindeki çalışmaları dava konusu sürede süreklilik arz eden işyeri çalışanları ile kayıt ve araştırma yolu ile belirlenmiş komşu ve yakın işyerinden tanıklar dinlenilmeli, çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıkça belirlenmelidir.
Somut olayda davacının, davalı Şirket adına tescilli 1047936 sicil nolu iş yerinde 14.02.2005-04.06.2005 tarihleri arasındaki çalışmalarının kesintisiz Kuruma bildirildiği, tespit istenilen 03.03.2004-14.02.2005 tarihleri arasındaki dönem ile ilgili bildirim bulunmadığı davacının çalıştığını iddia ettiği iş yeri ile ilgili uyuşmazlık konusu dönem ile ilgili Kurumdan istenilen dönem bordrolarının gönderilmediği bu nedenle dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemde çalışması kuruma bildirilmiş bordro tanıkları olup olmadığının belli olmadığı analışlmamaktadır.
Yapılacak iş, davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinden geçen ve Kuruma bildirilmeyen süreler yönünden uyuşmazlık konusu dönemde Kuruma verilmiş dönem bordroları varsa kurumdan istenip bordro tanığı olan tanıklar …. ve ….. aynı dönemde çalışmaları bulunup bulunmadığını denetlemek, çalışmalarının bulunduğunun anlaşılması halinde şimdiki gibi karar vermek, çalışmalarının bulunmadığının anlaşılması halinde dönem bordrolarında çalışmaları görülen tanıkların beyanlarına başvurmak, dönem bordrolarının bulunmaması yada bordro tanıklarının adreslerinin tespit edilemediği ya da beyanları ile yetinilmediği takdirde dinlenen komşu iş yeri tanıklarının anlatımı ile yetinilerek şimdiki gibi karar vermektir,
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırmaya dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.