YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1918
KARAR NO : 2010/958
KARAR TARİHİ : 08.02.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar,murisinin iş kazası sonucu ölümünden dolayı iş kazası geliri bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı ile davacılar Şahin ve İbrahim Hoçanlının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı,anne …’nın temyizine gelince;Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının anne, baba ve kardeşine iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
.Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacılar murisinin 10.6.2003 tarihinde inşaatta çalışırken yüksekten düşerek 23 yaşında iken bekar olarak öldüğü, 10.12.2003 tarihli SSK müfettiş raporu ile olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, baba …’nın 10.1.1984 tarihinden beri minibüs işletmeciliği nedeniyle 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu, anne … için iş kazası nedeniyle gelir bağlanması için Kuruma yapılan 21.2.2005 tarihli başvuru üzerine Kurumca yapılan inceleme sonucu annenin ev hanımı olduğu, bir gelirinin bulunmadığı ancak geçiminin eşi tarafından karşılandığı gerekçesiyle isteminin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 24 maddesinde, sigortalının ölümü tarihinde eşine ve çocuklarına bağlanması gereken gelirlerin toplamı, sigortalının yıllık kazancının % 70 inden aşağı ise, artanı, eşit hisseler halinde sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına gelir olarak verileceği, ancak, bunların her birinin hissesi sigortalının yıllık kazancının % 70 inin dörtte birini geçemeyeceği bildirilmiştir.
4958 sayılı Yasa’nın 35. maddesi ile 506 sayılı Yasa’nın 24. maddesindeki “ geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen” ibarelerinin değiştirilip yerine” Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere bunlardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan” ibarelerinin getirtilmiş olması bu tür yeni yasaların yürürlüğe girmeleri ile birlikte derhal tesirini husule getireceği henüz kesinleşmemiş olan eldeki dava yönünden de dikkate alınması gerekeceği tartışmasızdır.Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur.Somut olayda, davacı babanın 10.1.1984 tarihinden beri 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak çalışmasına göre iş kazası sonucu ölen oğlundan dolayı iş kazası sigorta kolundan ölüm aylığı alması ve dolayısıyla destekten yoksun kalması söz konusu değildir. Davacı kardeş …’ ya ise iş kazası sonucu ölen kardeşinden dolayı gelir bağlanması 506 sayılı Kanun gereği yasal hak sahibi olmadığından mümkün değildir. Bu nedenlerle muris sigortalının iş kazası nedeniyle ölümü olayına dayalı olarak davacı baba ve kardeşin gelir bağlanması istemlerinin reddine ilişkin verilen hüküm yerindedir.Ancak davacı annenin bir geliri bulunmadığı, sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında sigortalı olarak çalışmadığı Kurumca da saptandığına göre anne için 506 sayılı Yasa’nın 24 maddesinde değişiklik yapan 9.7.2003 tarih 4958 sayılı Yasa’nın 35. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanmasına karar verilmesi gerekirken hak sahibi anne yönündende istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz eden davacı …’nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacılara yükletilmesine,15.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.