Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/2057 E. 2009/5915 K. 28.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2057
KARAR NO : 2009/5915
KARAR TARİHİ : 28.04.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 19.109.98TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.04.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat … ile karşı taraf vekili Avukat….. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-HUMK’nun 427. maddesindeki parasal sınırları değiştiren 5219 sayılı yasanın 2/c maddesi ile 21.7.2004 tarihinden itibaren verilecek kararlarda 40.000.000 TL olan kesinlik sınırı 1.000.000.000 TL’ye (1.000,00-YTL) çıkarılmıştır. Diğer bir deyişle 21.7.2004 tarihinden itibaren verilen kararların temyiz edilebilmesi için hüküm altına alınan miktarın 1.000.000.000.TL (1.000,00-YTL)’yi geçmesi gerekir.
HUMK’na 5236 sayılı yasanın 19.maddesi ile eklenen Ek-4.maddeye göre ise “Görev, kesin hüküm, istinaf, temyiz, Yargıtay’da duruşma, senetle ispata ve sulh mahkemelerindeki taksim davalarında muhakeme usulünün belirlenmesine ilişkin maddelerdeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on milyon lirayı (10,00-YTL) aşmayan kısımları dikkate alınmaz.”
2007 yılında bu parasal sınır 1.170,00YTL.olarak uygulanmıştır. Öte yandan 17.11.2007 gün ve 26703 sayılı Resmi Gazetede ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 377 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2007 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı % 7,2 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2008 yılında mahkemelerce verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 1.250.00. YTL.’sini geçmesi gerekir.
İnceleme konusu karar,bu tarihten sonra verilmiş ve talebin 2000,00-TL olup 1.000,00-TL manevi tazminatın karar altına alınmış bulunmasına göre, kabul edilen ve reddolunan miktarlara göre taraflar bakımından manevi tazminata ilişkin hüküm kesin nitelik taşıdığından 1.6.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak davacı ve davalının manevi tazminata yönelik temyiz istemlerinin kararın kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle reddine, kararın
2-Tarafların maddi tazminata yönelik temyizlerine gelince: Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının temyizinin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
3- Dava 22.07.1998 tarihinde meydana gelen iş kazasında %29,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 08.10.2008 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak, davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının maddi tazminatının belirlenmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminata uygulanacak faizin başlangıç tarihi ile ilgili hataya düşüldüğü görülmektedir. Davacı vekili; 02.07.2001 tarihli dava ve 08.10.2008 tarihli ıslah dilekçesinde hüküm altına alınacak tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasına talep etmiştir. Öte yandan iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik nedeniyle maddi ve manevi zararın giderilmesi amacıyla açılan davalarda, faizin talebin bulunması durumunda olay tarihinden başlatılacağı Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Hal böyle olunca, maddi tazminatın ıslahen artırılan bölümü içinde olay tarihinden itibaren faize karar verilmek gerekirken, ıslahen artırılan bölüm için faizin ıslah tarihinden başlatılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının ikinci bendinde yazılı bulunan “ ıslah tarihi olan 08.10.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” sözcüklerinin silinerek yerine;“ olay tarihi olan 22.07.1998 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ”yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA,davacı yararına takdir edilen 625.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, 60,00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğundan, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 28.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.