Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/2353 E. 2010/1661 K. 18.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2353
KARAR NO : 2010/1661
KARAR TARİHİ : 18.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 1983 yılında 275 gün çalıştığına ilişkin hizmet süresinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının …. Orman İşletme Müdürlüğünde 1983 yılı nisan-aralık aylarında toplam 275 gün çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile, davacının davalı işyerinde 1983/1.dönemde 8 gün,1983/2.dönemde 104 gün,1993/3.dönemde 90 gün olmak üzere toplam 202 gün hizmet çalıştığının tesbitine, bu sürenin davacının hizmet süresine eklenmesine,fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Bu tür davalar için özel bir ispat yöntemi öngörülmemiş ise de davanın niteliğinin kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının …. ve ….. oğlu ….. 08.10.1967 doğumlu … olduğu, 23.04.1983 tarihinde davalı işyerinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesi verilen kişinin ise ….. oğlu, ….., 08.10.1967 doğumlu …,13.05.1983 tarihinde davalı işyerinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesi verilen kişinin ise ….. oğlu, …., 1959 doğumlu … olduğu,her iki kişinin de hane,cilt ve sayfa numaralarının farklı olduğu,işe giriş bildirgelerindeki sigorta sicil numaralarının da farklı olduğu,mahkemece kimlik bilgileri farklı olan işe giriş bildirgelerindeki kişiler ile davacının aynı kişiler olup olmadığının tesbiti için nüfusa kayıtlı oldukları yerde zabıta araştırması yaptırılmadığı, ilgili Nüfus Müdürlüklerinden bu kişilere ait nüfus kaydı bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, dinlenen tanılar işyerinde … adında çalışan başka birisi olduğunu bilmediklerini söylese de dönem bordrolarından ve 13.05.1983 tarihli işe giriş bildirgesinden …. oğlu 1959 doğumlu … isimli bir kişinin kayıtlı olduğu, davaya dahil edilen kişi ile bu kişinin aynı kişi olup olmadığının dosyadaki bilgilerden tesbit edilemediği anlaşılmaktadır.Mahkemece 1983 yılında davalı işyerinde geçen ve dönem bordrolarında görünen çalışmaların davacıya ait olup olmadığı tam olarak tesbit edilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, davacının nüfusa kayıtlı olduğu yerde işe giriş bildirgelerindeki kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle zabıta araştırması yaptırarak bu kimlik bilgilerine sahip kişilerin bulunup bulunmadığını tesbit etmek,davacıya ait nüfus kaydını getirtmek, ilgili Nüfus Müdürlüklerinden işe giriş bildirgelerindeki kimlik bilgilerine sahip kişilere ait nüfus kaydı bulunup bulunmadığını araştırmak, birden fazla … olup olmadığını,aynı işyerinde aynı isimle çalışan başka bir çalışanın bulunup bulunmadığını,başka … yoksa davalı işyerinde … olarak çalışan kişinin davacı olup olmadığını gerekirse bordro tanıklarına davacıyı göstermek suretiyle tesbit etmek, davacının hangi işe giriş bildirgesini imzaladığı hususunda imza incelemesi yaptırmak,işyerinin resmi bir kurum olduğunu gözeterek ücret bordrolarını getirtmek,davacı ile varsa diğer …’e ait çalışmaları birbirinden ayırmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davalılardan Gündoğmuş Orman İşletme Müdürlüğüne iadene, 18.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.