Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/2424 E. 2009/5776 K. 16.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2424
KARAR NO : 2009/5776
KARAR TARİHİ : 16.04.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 9.1.l990- l5.l2.2001 tarihleri arası çalıştığının tesbiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 09.01.1990-15.12.2001 tarihleri arasında davalı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tesbiti ile işçilik alacakları istemine ilişkindir.
Mahkemece, işçilik alacak davasının kısmen kabulüne, davacının davalı işyerinde 1342 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının tesbitine karar verilmiştir.
Dairemizin 03.04.2008 tarih 2007/6991 E,5337 K, sayılı ilamı ile davacı lehine hükmolunan işçilik alacak miktarı 750,61 YTL olup hüküm tarihinde yürürlükte olan H.U.M.K.’un 5219 S.Y ‘nın 2. maddesi ile değişik 427. maddesi uyarınca hüküm kesin nitelik taşıdığından davalı işveren …’un işçilik alacağına yönelik temyiz itirazlarının reddine.Tesbite yönelik davada davacının hangi yıllarda hangi dönemler arası veya hangi aylarda ne kadar süre ile davalı işveren yanında çalıştığı gösterilmeden sadece 1342 gün asgari ücretle çalıştığının kabulü şeklinde H.U.M.K.’un 388 ve 389. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüt oluşturacak şeklide hüküm kurulduğu gerekçesi ile yerel mahkemenin verdiği karar bozulmuştur.
Dosya içinde toplanan deliller, bilirkişi raporu ve Dairemizin Bozma Kararı içeriğine göre davacının davalı yanında 1342 gün çalıştığı,hak düşürücü sürenin de bulunmadığı açıktır.Mahkemece Bozma Kararına uyulmasına rağmen gereğinin yerine getirilmemesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 ve 389.maddeleri uyarınca kararın hangi hususları içermesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.Buna göre, madde de sayılan hususlarla birlikte ,hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Ayrıca,verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.Oysa kurulan hükümde sadece davacının 1342 gün çalıştığının tesbitine denilmek sureti ile infazda duraksama yaratıldığı açıkça ortadadır.
Mahkemece yapılacak iş: kabule konu olan çalışmaların bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak hangi tarihler arasında ,yılları ve dönemleri denetime açık biçimde infazda şüphe ve tereddüde mahal vermeyecek şekilde yazılmak suretiyle hüküm kurularak sonuca gitmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.