YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2430
KARAR NO : 2009/5699
KARAR TARİHİ : 16.04.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 31.12.1971 tarihli protokoldeki ediniminden dolayı borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacı … Ticaret Bankası’nın, …. Memur ve Müsdahdemleri Sosyal Sigorta ve Yardım Sandığı’nın devredildiği davalı SGK’na karşı açtığı, davacı Bankanın da aralarında bulunduğu 10 Bankanın, …. Memur ve Müsdahdemleri Sosyal Sigorta ve Yardım Sandığı’nın teknik açığının ortaklaşa giderilmesi taahhüdünü içeren 31.12.1971 tarihli protokolün davacı banka yönünden iptali ve protokoldeki ediminden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun l/B maddesinde iş mahkemelerinin İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara bakacağı bildirilmiştir.
Uyuşmazlık 506 sayılı Yasa’dan kaynaklanmadığı gibi 5521 sayılı Yasanın 1. maddesinde öngörülen koşullar da somut olayda gerçekleşmemiştir. Bu durumda uyuşmazlığın çözüm yeri 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 134 ve 5521 sayılı Yasa’nın 1. maddesi gereğince İş Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Diğer bir anlatımla görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu açıktır.
Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, davanın esası hakkında karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki itirazların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.