YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2981
KARAR NO : 2010/1840
KARAR TARİHİ : 23.02.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, malul olduğunun tespiti ile ölüm aylığına hak kazandığına, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı SGK vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı, beden çalışma gücünü 2/3 oranında yitirmiş olup çalışamayacak durumda malul olduğunu belirterek, sigortalı babası….’den ölüm aylığına hak kazandığının tesbitini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının 01.07.2004 tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Dava nitelik itibarı ile 506 sayılı Yasanın 68/C maddesinden kaynaklanan ölüm aylığı istemine ilişkindir. Anılan maddede bu yasa kapsamında sigortalı olanların ölümü halinde: “Çalışamayacak durumda malul olan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan çocuklara ölüm aylığı bağlanacağı” hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemenin davacının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 02.05.2008 tarih ve 3149 sayılı raporuna dayalı olarak beden çalışma gücünü 2/3 oranında kaybı nedeni ile çalışamayacak durumda bulunup, ölüm aylığına hak kazandığının tesbitine ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; anılan raporda 2/3 maluliyet oranının başlangıç tarihi olarak 05.11.2007 tarihinin belirlenmiş olmasına rağmen, davacının 01.07.2004 tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendindeki “01.07.2004” tarihinin silinerek yerine; “05.11.2007”tarihinin yazılmasına hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 23.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.