Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/2982 E. 2010/1829 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2982
KARAR NO : 2010/1829
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, çalışma göcünün 2/3’ünü kaybetmiş olduğunun malulen emekliliğe hak kazandığının tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı SGK vekilinin tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Davacının çalışma gücünün 2/3 oranında kaybı nedeni ile malulen emekli aylığı almaya hak kazandığının tesbiti istemi ile açtığı davaya davacının dava sırasında ölümü nedeni ile mirasçıları tarafından devam edilmiş, mahkemece sigortalının 23.07.2007 tarihi itibarı ile çalışma gücünün 2/3 oranında kaybedildiğinin kabulüne,ancak prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresi yeterli bulunmadığından,maluliyet aylığına ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Davanın yasal dayanağı 2829 sayılı Yasa’nın 8/2 maddesi ile 506 sayılı Yasa’nın 54/2 maddesidir.
2829 sayılı Yasa’nın 8 maddesinde birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı, ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı, 506 sayılı Yasanın 54 maddesinde ise Sigortalının, malullük aylığından yararlanabilmesi için:
“a) 53 üncü maddeye göre malul sayılması,
b) Toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmasının gerektiği bildirilmiştir.
Dosya kapsamında mevcut sigortalının eşine bağlanan ölüm aylığı belgesi içeriğinden sigortalının 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışma başlangıcı 01.01.1958, 1479 sayılı Yasa’ya tabi hizmet süresi ise 01.07.1999-31.01.2005 tarihleri arasında 5yıl 7 aydır. Toplam sigortalılık süresi ise Bağ Kur dahil 3060 gündür. Son 3 yıl ise 506 sayılı Yasa’ya tabi olarak geçmiştir. Bu durumda sigortalının 506 sayılı Yasanın 54 maddesinde yazılı şartları taşıdığı ve son hizmetinin 506 sayılı Yasa’ya tabi olarak geçtiği söz götürmez.
O halde davacıların murisi …’in çalışma gücünü 2/3 oranında kaybettiğinin tesbit edildiği 27.05.2008 tarihli SSK Yüksek Sağlık Kurulu kararında belirlenen 23.07.2007 tarihinden ölüm tarihi olan 02.04.2008 tarihine kadar maluliyet aylığına hak kazandığının tesbiti yerine, maluliyet aylığı talebinin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.