YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3123
KARAR NO : 2010/2933
KARAR TARİHİ : 18.03.2010
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacılar, murisinin … kazası sonucu ölümünden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacılar … ve … …’ın tüm davacı …’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacıların yakınlarının … kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile,her bir hak sahibi için takdiren 15.000,00 TL. olmak üzere toplam 45.000,00 TL. manevi tazminatın 01.09.2004 kaza tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 40.324,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’a ödenmesine,diğer davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
Davacılar murisi sigortalı … …’ın öldüğü … kazasında davalı işverenin ve işçisi diğer davalı …’un % 100 oranında kusurlu olduğu ,kazalı sigortalının kusursuz olduğu, kazanın 01.09.2004 tarihinde meydana geldiği, dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26…..1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay
tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş … yararına 25.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 15.000.00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1- Davacılar … ve …’nın maddi tazminat taleplerinin maddi zararları Sosyal Güvenlik Kurumunca bağlanan gelirle karşılandığından reddine,
2-Davacı eş … için 40.324.00 TL maddi, 25.000.00 TL manevi, davacı çocuklar … ve … için ayrı ayrı 15.000.00’ er TL manevi tazminatın 01.09.2004 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazla istemin reddine,
3-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 4.325.92 TL nispi avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’a verilmesine, … ve … …’ın maddi tazminat taleplerinin reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına,
4-Manevi tazminat yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı … için 2.800.00 TL, davacılar … ve … için ayrı ayrı 1.800.00’ er TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 600.00 TL avukatlık ücretlerinin davacı …’dan, 1.800.00 er TL avukatlık ücretininde davacılar … ve …’dan ayrı ayrı alınarak davalı … Lojistik Kargo Taşımacılık San.ve Tic.A.Ş.’ne verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan toplam 239.30 TL yargılama giderinden, kabul ve ret oranına göre takdiren 192.63 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine , davalı şirket tarafından yapılan 40.00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 12.00 TL’sının davacılardan alınarak davalı şirkete verilmesine,
6-Alınması gereken 5.147.50 TL ilam harcından peşin alınan 2.233.85 TL harcın mahsubuyle bakiye 2.913.65 TL nisbi harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 2.233.85 TL nisbi harç ile 11.20 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.245.05 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA,aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine 18.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.