Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/3145 E. 2009/8476 K. 11.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3145
KARAR NO : 2009/8476
KARAR TARİHİ : 11.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (iş) Mahkemesi

Davacı, 30.8.1986- 1.9.2003 tarihleri arasında SSK Sigortalılığı dışında tarım … sigortalı olduğunun ve 5510 sayılı yasadan yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 30.08.1986-01.09.2003 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğu hizmetleri dışında tarım … sigortalısı olduğunun ve 5510 sayılı Yasa’daki prim affından yararlanması gerektiğinin tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 05.04.1993-01.09.2003 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine, 5510 talebi konusuz kaldığından reddine karar verilmiştir.
Kimlerin tarım … sigortalısı sayılacakları 2926 sayılı Yasa’nın 2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, “kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3. maddesinin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanların bu kanuna göre sigortalı sayılacakları” kabul edilmiştir. Öte yandan, 2926 sayılı Yasa’nın 6/b maddesi hükmüne göre, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona erer. Dosya içeriğinden, davacının 01.01.1985 tarihinde 2926 sayılı Yasa gereğince tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, davacının tesbitini istediği dönem ile çakışan 01.09.1986-12.10.1986 tarihleri arasında 42 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarının bulunduğu ve primlerinin ödendiği, davalı Kurum tarafından davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi işe girdiği 01.09.1986 tarihinden sonraki dönemde tarım … sigortalılığının iptal edildiği, prim ödemesi nedeniyle 01.09.2003 tarihi itibariyle yeniden tarım … sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Tarım … sigortalılığının devamı sırasında diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaların bulunması halinde bunların özellikle kısa süreli çalışmalar olması ve bu çalışmaların varlığı halinde de tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıt, belge ve delillerle desteklenmesi durumunda tarımsal faaliyeti devam ettirme iradesinin kaybolmadığı kabul edilir. Uzun süreli çalışmaların devreye girmesi durumunda artık iradenin, bu çalışmanın tabi olduğu sigorta kolunda oluşacağı açık olduğundan, uzun süreli çalışma sonrasında tarım sigortalılığının devam etmeyeceği ancak kuruma yeniden müracaatın bulunması veya tarım … sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde düzenli prim ödemelerinin ya da sattığı ürünlerden prim tevkifatlarının yapılmış olması durumunda devam edebileceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71; 11.07.2007 gün ve E:2007/21-543, K:2007/541 sayılı kararları).
Davacının tesbitini istediği tarihler arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları kısa süreli çalışma niteliğindedir. Ayrıca, davacının tarım kredi kooperatifi kaydının 24.10.1988 tarihinden beri devam ettiği ve tarımsal faaliyetinin tapu kaydı, tanık beyanları, zabıta araştırması ile kesintisiz devam ettiği görülmektedir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın istemin tümünün kabulü yerine, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.