YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3254
KARAR NO : 2010/2020
KARAR TARİHİ : 25.02.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işveren ait işyerinde 01.07.1996-20.06.2005 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalıya ait iş yerinde 01.07.1996-20.06.2005 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak hizmet akdi ile kesintisiz olarak 600,00 TL ücretle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacı 6101199801750 sigorta sicil numaralı …’nun davalı işveren şirkete ait işyerinde 20.07.1999-05.10.2002 ile 06.05.2004- 05.01.2005 tarihleri arasında Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen 1133 günlük sigortalı hizmeti dışında 141 gün (tespiti gereken hizmet dönemlerinin 21.09.2008 tarihli bilirkişi raporunda belirdiği gibi) sigortalı olması gerektiğinin tespitine, fazla talebin reddine,karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı şirkete ait 1006562 sicil nolu işyerinde işe girdiğine dair 10.04.1998 , 20.07.1999 , 06.05.2004 tarihli üç adet işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, 05.10.2002 ve 05.01.2005 tarihlerinde davacının işten çıkışlarının Kuruma bildirildiği, Davacının davalı şirkete ait 1006562 sicil nolu iş yerinde;10.04.1998-31.12.1998 arası 200 gün,20.07.1999-31.12.1999 arası 110 gün,2000 yılında 176 gün,2001 yılında 320 gün,01.01.2002-05.10.2002 arası 252 gün,2004/5-12. aylar arası, 01.01.2005-05.01.2005 arası 5 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının Kuruma bildirildiği,tesbiti istenilen dönem ile çakışan başka işyeri çalışmasının olmadığı,1996/1. dönem-2005/6. ay arası dönem bordrolarının geldiği,bordrolara göre davacının hizmet cetvelinde görülen kadar davalı işyerinde çalışmasının olduğu,davacıya ait işyeri dosyalarının gönderilmediği, …’a ait 17165 sicil nolu işyerinin 01.01.1986-30.12.1998 tarihleri arasında,Yeşilyalı şirketine ait 1006562 sicil nolu işyerinin 20.11.1994 tarihinde yasa kapsamına alındığı, işyerinde çekildiği iddia edilen davacıya ait 4 adet çekilme tarihi belli olmayan fotoğrafın dosyaya konulduğu,13.03.1998, 06.10.1998, 11.11.1998, 26.03.1999, 01.01.2001,09.02.2001, 17.04.2001, 08.08.2001, 14.09.2001 tarihlerinde davacının maaş çektiğine dair banka makbuzlarının olduğu ancak hesaba kimin para yatırdığının belli olmadığı,davacının 01.10.2003-04.12.2003 tarihleri arasında Kaset plak satış işi nedeniyle vergi kaydı olduğu görülmektedir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; mahkemece davacının 05.10.2002-06.05.2004 tarihleri arasına yönelik talebinin reddi ile kabul edilen süreler yönünden verilen karar doğrudur. Ancak, 01.07.1996-10.04.1998 tarihleri arasında davacının geçirmiş olduğu ameliyat nedeniyle ne kadar süre çalışmadığının araştırılmadığı, askerlik yaptığı sürenin sorulmadığı, 01.07.1996-20.07.1999 tarihleri arası, 01.01.2000-30.04.2000 tarihleri arası ve 05.01.2005- 20.06.2005 tarihleri arasına yönelik hizmet tesbiti talebi yönünden araştırma yapılmadığı,bu dönemlere ilişkin bordro tanığı yada kayıtlara geçmiş komşu işyeri tanığı dinlenmediği, jandarma kayıtlarının yazılı olarak istenmediği, davacının imzasının bulunduğunu bildirdiği defterler üzerinde resen inceleme yapılmadığı, davacının banka hesaplarına kim tarafından para yatırıldığının araştırılmadığı, ödemelerin maaş ödemesi olup olmadığının incelenmediği anlaşılmış olup eksik inceleme ve araştırma ile bu dönemlere dair talebin reddedilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş; 01.07.1996-10.04.1998 tarihleri arasında davacının geçirmiş olduğu ameliyat nedeniyle ne kadar süre çalışmadığını araştırmak,askerlik yaptığı süreyi sormak, jandarma kayıtlarını yazılı olarak istemek, davacının imzasının bulunduğunu bildirdiği defterler üzerinde resen inceleme yapmak,davacının banka hesaplarına kim tarafından para yatırıldığını araştırarak, ödemelerin maaş ödemesi olup olmadığını belirlemek, 01.07.1996-20.07.1999 tarihleri arası, 01.01.2000-30.04.2000 tarihleri arası ve 05.01.2005-20.06.2005 tarihleri arasına yönelik hizmet tesbiti talebleri yönünden,dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, zabıta, maliye ve meslek Odası aracılığı ve Muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tesbit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve elde edilecek tüm bilgi ve belgelerle gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı tarafça yatırılan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalı işverenlere yükletilmesine, 25.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.