YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3536
KARAR NO : 2010/4792
KARAR TARİHİ : 26.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ile davalılardan … Müh.İnş. Isı San.Taah.veTic.Ltd.Şti, İstanbul Gaz Dağıtım San.veTic.A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi ve davalılardan İstanbul Gaz Dağıtım San.veTic.A.Ş. vekilincede duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalılar İgdaş İstanbul Gaz Dağ.San.ve Tic.A.Ş. ile … Müh.İşl.Isı San. Taah. ve Tic.Ltd.Şirketinin 2 nolu bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, sigortalılar … ve …’ın 30.12.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu ölümleri nedeniyle davacı anne ve baba ile kardeşlerin uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile; Davacı baba … ve anne …’nin maddi zararı SGK ca bağlanan gelirler ile karşılandığından …’ın ölümü nedeni ile davacı baba … ve anne …’nin maddi tazminat istemi ile açtığı davanın reddine, davacı baba … ve anne …’nin çocukları …’ın ölümü nedeni ile açtığı maddi tazminat isteminin kabulü ile istemle bağlı kalınarak ayrı ayrı 12.200,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılar … ve Nebileye verilmesine; … ve …’ın kardeşleri olan diğer davacılar …, …, …, …, …, … ve …’nın maddi tazminat istemi ile açtıkları davanın reddine, …’ın ölümü nedeni ile açılan manevi tazminat davasının kısman kabulü ile; davacı baba … ve anne … için ayrı ayrı 33.000,00-TL, … …, …, …, …, …, …, … için ayrı ayrı 7.500,00-TL manevi tazminat takdiri ile toplam 118.500.00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikite davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara verilmesine, …’ın ölümü nedeni ile açılan manevi tazminat davasının kısman kabulü ile; davacı baba … ve anne … için ayrı ayrı 33.000,00 YTL, … …, , …, ……, … ve … için ayrı ayrı 7.500,00 YTL manevi tazminat takdiri ile toplam 118.500.00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikite davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden davacılar … ve …’nin oğlu diğer davacıların kardeşi olan … ve …’ın bekar olarak 30.12.2004 tarihinde iş kazası sonucu ölümünden sonra anne ve babasının S.G.K.’na müracaat ederek aylık tahsisi talebinde bulundukları, davalı Kurumca yapılan tahkikat sonucunda oğulları …’ın ölümü nedeni ile iş kazası sigorta kolundan kolundan 30.11.2004 tarihinden itibaren ölüm geliri bağlandığı, aynı iş kazasında ölen diğer oğulları … nedeni ile bağlanan ölüm gelirinin davacıların SGK’dan …’ın ölümü nedeniyle ölüm geliri alıyor olmaları nedeni ile bağlandığı tarih olan 30.11.2004 tarihinden itibaren iptal edildiği, mahkemece alınan hesap raporuna göre davacı anne ve babanın …’ın ölümü nedeni ile uğradıkları zararların Kurum tarafından bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri ile karşılandığı için ret edildiği, …’ın ölümü nedeni ile uğradıkları zararın ise Kurum tarafından gelir bağlanmamış olması nedeni ile 12.200,00 TL olarak tespit edilerek davacı anne ve baba yararına maddi tazminata hükmedilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanununun 45. maddesinde sözü geçen “destek” kavramı hukuksal bir ilişkiyi değili eylemli bir durumu amaç tuttuğundan bir kimseye eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların normal akışına göre eğer ölüm olayı vuku bulmasaydı, az çok yakın gelecekte bu yardımı sağlayacak olan kimse “destek” sayılacağından ve destek tazminatının söz konusu olabilmesi için yardım yapılacakların “bakım ihtiyacı” içinde bulunmaları gerekeceğinden davacıların ölen oğulları …’tan gelir bağlanmasa da destek tazminatı verilebilmesi mümkün ise de iş kazası tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 93. maddesinde hernekadar ana ve babalarından gelir ve aylık bağlanmasına hak kazanan çocuklar için bu iki aylıktan yüksek olanın tümü eksik olanın yarısının bağlanacağına ilişkin bir düzenleme yapılmış ise de her iki çocuğundan gelir kazanan ana veya babalar için bir düzenleme yapılmadığından ve 92. maddede yalnızca gelir ve aylıkların birleştirilmesi ile ilgili düzenleme yapıldığından davacı ana ve babanın 506 sayılı Yasa’nın yürürlükte bulunduğu 30.09.2008 tarihine kadar her iki çocuğundan da ayrı ayrı iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri almaları mümkün değildir. Ne var ki; yargılama devam ederken 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 54/b-3. maddesinde birden fazla çocuğundan gelire hak kazanan ana ve babaya en fazla ödemeye imkan veren ilk iki dosyadan yüksek olan gelirin tamamı, düşük olan gelirin yarısının bağlanacağı bildirilmiştir. Bu tür yasaların yürürlüğe girmeleri ile birlikte derhal tesirini husule getireceği tartışmasızdır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusu olur. HGK’nun 6.4.2005 tarihli, 2005/10-183 Esas, 2005/241 Karar nolu kararı da bu yöndedir.
Bu durumda davacı ana ve babaya 5510 sayılı Yasa’nın 54/b-3. maddesi gereğince ölüm geliri bağlanması gerektiği ve gelir bağlama hakkını doğuran olayın sözü edilen yasa olduğu gözetilerek gelirin yasanın yürürlüğe girdiği 1.10.2008 tarihini takip eden aybaşı olan 1.11.2008 tarihi olduğu kabul edilmelidir.
Görülen bu davada davacı ana ve babanın ölen oğulları …’tan maddi tazminat talebi yönünden inceleme yapabilmenin ön koşulunun davacı ana ve babaya Kurumca gelir bağlanmasının oluşturduğu açık olmakla yapılacak iş; davacı ana ve babaya ölen oğulları …’tan kendilerine 5510 sayılı Yasa’nın 54/b-3. maddesi gereğince ölüm geliri bağlanması için SGK Başkanığına müracaatta bulunmak, gelir bağlama taleplerinin reddi halinde giderek SGK Başkanlığını hasım göstererek “iş kazası” sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti” davası açmak üzere önel vermek, o davayı bu dava için bekletici mesele saymak kesinleşen mahkeme kararı ile dava reddedilmiş ise şimdiki gibi karar vermek, dava kabul edilmiş ise Kurumca bağlanan gelirin hüküm tarihine en yakın tarihteki en son peşin sermaye değerini sormak, hüküm tarihine en yakın tarihteki verilen gözetilerek davacıların maddi zararını yeniden hesaplatıp, hesaplanan bu miktardan bağlanan gelirin en son peşin sermaye değerini düşmek suretiyle karşılanmayan maddi zarar miktarını tespit edip davacıların18.12.2008 tarihli kararı maddi tazminat yönünden temyiz etmedikleri, davalı … Yemek Üretim ve Tasarım Tic.Ltd.Şirketinin ise kararı tümüyle temyiz etmediği gözetilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
3-Davacıların temyizine gelince; İş kazasında ölen davacıların yakınlarının iş kazasında kusursuz, davalıların % 100 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. maddesinde adam ölmesi halinde hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutularak ölenin ailesine adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Öte yandan manevi tazminatın tutarını belirleme görevi Hakimin takdirine bırakılmış ise hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, ölen işçi ve davalının kusur durumu, olayın ağırlığı, göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yaratması yanında caydırıcı nitelikte de olması gerektiği söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde ve aynı olayda hayatını kaybeden … … ve … … yakınlarının açtığı dava sonucu İstanbul 3 İş Mahkemesinin 2005/326 E 2007/774 K sayılı kararı ile takdir edilen manevi tazminat miktarları da dikkate alındığında davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde kararı temyiz eden davalılar İğdaş İstanbul Gaz.Dağ.San.ve Tic. A.Ş. ile … Müh.İşl.Isı San.Taah.ve Tic.Ltd.Şirketi ve davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 26.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.