Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/3887 E. 2010/7135 K. 17.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3887
KARAR NO : 2010/7135
KARAR TARİHİ : 17.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 10.11.1999 tarih ve 062234 sayılı yazı ile 272004 tarih ve 03.05.10 sayılı yazılarının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, Kurum müfettişlerince işyerinde yapılan denetim sonucunda tutulan 31.05.1999 tarihli yerel denetim tutanağının iptaline, bu tutanağa istinaden gönderilen 10.11.1999 tarih ve 062234 sayılı yazı ile 02.07.2004 tarih ve 030510 sayılı yazıların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
506 sayılı Yasa’nIn 79. maddesi ve diğer hükümler birlikte değerlendirildiğinde, Kuruma kendisine bildirilen ve bildirilmeyen işçilik yönünde inceleme yapma yetkisi açıkça verilmektedir. 6.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa’dan önce durum bu merkezde olduğu gibi 506 sayılı Yasa’da değişiklik yapan 4958 sayılı Yasa’nın 37. maddesinde de Kurumun eksik işçilik bildirimi konusunda resen araştırma yetkisinin bulunduğu açıktır. Y.H.G.K.’nun 21.11.2001 günlü 2001/965 Esas, 2002/1038 Karar sayılı Kararı da aynı yöndedir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurum müfettişlerince işyerinde yapılan denetim sonucunda tutulan 31.05.1999 tarihli tutanakta,işçilerden …’in 12.05.1999,… ’ın 01.09.1997,…..’nın 01.12.1998 tarihinde işe girdiği,… adına verilen 29.05.1999 tarihli vizite kağıdında işe giriş tarihinin 25.07.1998 olarak gösterildiği,ayrıca işyerinde … ve … isimli iki işçinin daha bulunduğu ancak denetim sırasında işyerinde bulunmadıklarının tesbit edildiği,tutanağın işçiler ve Kurum müfettişi tarafından imzalandığı, Kurumun 10.11.1999 tarihli tebligat yazısında,davacı şirketin işyerinde çalıştığı tesbit edilen sigortalılar için ek bildirge bordro ve işe giriş bildirgesi verilmesinin istendiği, 02.07.2004 tarih ve 030510 sayılı yazısında ise davacıya ait işyeri ile ilgili 10.12.1999 tarihinde verilen dilekçeye istinaden teftişe verilmiş olup düzenlenen 10.01.2003/3 KDR 3 sayılı raporda tahakkuk eden idari para cezası ile ilgili yapılan işlemde herhangi bir hatanın sözkonusu olmadığının tesbit edildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.Somut olayda,mahkemece yerel denetim tutanağının aksinin Kurumun resmi belgeleri ile ve tanık beyanları ile ispat edildiği gerekçesiyle istemin kabulüne karar verilmiş ise de hak alanını ilgilendirdiği için yerel denetim tutanağında isimleri geçen işçiler davaya dahil edilmeden ve yerel denetim tutanağına dayanılarak işverene tahakkuk ettirilen İPC ile ilgili dosyaların kesinleşip kesinleşmediği ve kesin hüküm sözkonusu olup olmadığı değerlendirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş; öncelikle davacıya iptali istenen 31.05.1999 tarihli yerel denetim tutanağında isimleri geçen işçileri yöntemince davaya dahil etmesi için önel vermek, beyanlarını alıp delillerini toplamak ve yerel denetim tutanağına dayanılarak işverene tahakkuk ettirilen İPC ile ilgili dosyaların kesinleşip kesinleşmediğini ve kesin hüküm sözkonusu olup olmadığını değerlendirmek ve sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.