Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/4104 E. 2009/9445 K. 22.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4104
KARAR NO : 2009/9445
KARAR TARİHİ : 22.06.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, SSK’ya tabi çalışmaları nedeniyle iptal edilen sürelerde tam bağkur sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı Kurumun temyiz itirazlarının reddine;
2-Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince;
Davacı, 01.05.1989-14.09.2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğu hizmetleri dışında tarım … sigortalısı olduğunun tesbiti ile aksine Kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 01.08.2004-01.01.2005 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Kimlerin tarım … sigortalısı sayılacakları 2926 sayılı Yasa’nın 2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, “kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3. maddesinin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanların bu kanuna göre sigortalı sayılacakları” kabul edilmiştir. Öte yandan, 2926 sayılı Yasa’nın 6/b maddesi hükmüne göre, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona erer. Dosya içeriğinden, davacının 01.06.1986 tarihinde 2926 sayılı Yasa gereğince resen tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, davacının tarım … sigortalılığı ile çakışan 1987 yılında 108 gün, 1988 yılında 39 gün ve 1989 yılında 10 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarının bulunduğu ve primlerinin ödendiği, davalı Kurum tarafından davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi işe girdiği 23.02.1987 tarihinden sonraki dönemde tarım … sigortalılığının iptal edildiği, prim ödemesi nedeniyle 01.01.2005 tarihi itibariyle yeniden tarım … sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Tarım … sigortalılığının devamı sırasında diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaların bulunması halinde bunların özellikle kısa süreli çalışmalar olması ve bu çalışmaların varlığı halinde de tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıt, belge ve delillerle desteklenmesi durumunda tarımsal faaliyeti devam ettirme iradesinin kaybolmadığı kabul edilir. Uzun süreli çalışmaların devreye girmesi durumunda artık iradenin, bu çalışmanın tabi olduğu sigorta kolunda oluşacağı açık olduğundan, uzun süreli çalışma sonrasında tarım sigortalılığının devam etmeyeceği ancak kuruma yeniden müracaatın bulunması veya tarım … sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde düzenli prim ödemelerinin ya da sattığı ürünlerden prim tevkifatlarının yapılmış olması durumunda devam edebileceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71; 11.07.2007 gün ve E:2007/21-543, K:2007/541 sayılı kararları).
Davacının tesbitini istediği tarihler arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları kısa süreli çalışma niteliğindedir. Ayrıca, davacının ziraat odasına 10.09.2001 tarihinden itibaren, tarım kredi kooperatifine 15.04.1997 tarihinden itibaren kayıtlı olduğu, sattığı ürün bedelinden ilk prim kesintisinin 31.07.2004 tarihinde yapıldığı ve ilk tescil tarihinden itibaren tarımsal faaliyetinin, tanık beyanları, zabıta araştırması ve muhtar beyanı ile kesintisiz devam ettiği görülmektedir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın istemin tümünün kabulü yerine, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıdaki açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine,“1-Davacının 22.02.1987 tarihinden itibaren çakışan 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmaları dışlanarak 01.01.2005 tarihine kadar olan sürede 2926 sayılı Yasa kapsamında … tarım sigortalısı olduğunun tesbitine
2-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığını,
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 575,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
4- Davacı tarafından yapılan toplam 97,70TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 67,20 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğundan, 22.06.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi

KARŞI OY YAZISI

Tarım … sigortalılığının devamı sırasında diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaların bulunması halinde bunların özellikle kısa süreli çalışmalar olması ve bu çalışmaların varlığı halinde de tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıt, belge ve delillerle desteklenmesi durumunda tarımsal faaliyeti devam ettirme iradesinin kaybolmadığı kabul edilir. Uzun süreli çalışmaların devreye girmesi durumunda artık iradenin, bu çalışmanın tabi olduğu sigorta kolunda oluşacağı açık olduğundan, uzun süreli çalışma sonrasında tarım sigortalılığının devam etmeyeceği ancak kuruma yeniden müracaatın bulunması veya tarım … sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde düzenli prim ödemelerinin ya da sattığı ürünlerden prim tevkifatlarının yapılmış olması durumunda devam edebileceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71; 11.07.2007 gün ve E:2007/21-543, K:2007/541 sayılı kararları).
Somut olayda davacı 1.6.1986 tarihinde 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak tescil edilmiş, 1987 yılında 108 gün, 1988 yılında 39 gün 1989 yılında 10 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi kısa süreli çalışması bulunduğunun davalı kurumca öğrenilmesi üzerine sigortalılığı 23.2.1987 tarihinde terkin edilip prim ödemesi nedeniyle 1.5.2005 tarihinde yeniden tescil edilmiştir.
Davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi kısa süreli çalışmaları dışında tarımsal faaliyetinin devam ettiğinin kabulü ancak 2926 sayılı Yasa’nın 10 maddesined sayılan kayıtların varlığı halinde mümkündür. Dairemizin ve HGK’nun kararları da bu yöndedir.
Davacının terkin edildiği 23.2.1987 tarihinden 15.4.1997 tarihine kadar tarımsal faaliyetin devam ettiğini gösteren ziraat odası, zirai amaçlı kooperatif, tapulu zirai arazi, tapusuz zirai arazi zilyetliği, kuruluş ve kişilere yapılmış zirai ürün satışı vs. gibi kayıtlarından hiçbirisi mevcut olmayıp davacı 15.4.1997 tarihinde zirai amaçlı kooperatife, 10.9.2001 tarihinde ziraat odasına kayıt olmuş, sattığı ürün bedelinden ilk prim kesintisi 31.7.2004 tarihinde yapılmıştır.
Bu kayıtlardan davacının 23.2.1987 tarihinde tarımsal faaliyetine son verdiği anlaşılmakla aradan uzunca zaman geçtikten sonra sigortalılığın yeniden başlayabilmesi ancak prim ödemesi veya prim kesintisi ile mümkün olup mahkemenin davacının 1.8.2004 ile tescil tarihi olan 1.1.2005 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine, fazla talebin reddine ilişkin verdiği karar doğrudur.
Açıklanan nedenlerle kararın onanması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun davacının 1.5.1989-14.9.2006 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğu ve kararın düzeltilerek onanması yönündeki hakimin direnme hakkınıda kısıtlayacak şekilde düz onama kararına katılmıyorum. 22.6.2009