YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4219
KARAR NO : 2009/5674
KARAR TARİHİ : 16.04.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu ölüm halinde hak sahiplerinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıların eşi ve babaları sigortalı Hasan Kurt’un öldüğü iş kazasında sigortalının %25, davalı işverenin %75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır (HGK 23.6.2004, 13/291-370).
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı çocuklar …, …, …, … ve …yararına ayrı ayrı 5.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, ayrı ayrı 2.500,00.-TL’sına hükmedilmesi öte yandan, vekil ile temsil edilen davalı yararına ret edilen manevi tazminat miktarları üzerinden, 13.12.2007 tarih ve 26729 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10. maddesinde öngörülen manevi tazminatın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına hükmedilecek avukatlık ücretinin davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği hükmü de dikkate alınarak, avukatlık ücreti takdir edilmemesi, ayrıca, davacıların ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat istekleri bulunduğu gözetilmeden, ayrı ayrı dava konusu yapılabilecek tazminat isteklerinin aynı dosyada sonuçlanması halinde de tüm davacılar için ayrı ayrı (ve ayrıca hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarları için de ayrı ayrı) avukatlık ücretine hükmetmek gerekirken, avukatlık ücretinin tüm davacılar için birleştirilerek ve toplam tazminat üzerinden hesaplanıp hükmolunması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3. ve devamındaki bentlerinin silinmesine, yerlerine,
“3-Manevi tazminat talebi yönünden;
Davacı eş … için 15.000,00.-TL, davacı çocuklar … için 5.000,00.-TL, … için 5.000,00.-TL, … için 5.000,00.-TL, … için 5.000,00.-TL ve …için 5.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 12.10.1995 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla manevi tazminat istemlerinin reddine,
4-Alınması gereken 2.359,02.-TL ilam harcından peşin alınan 2.172,15.-TL’nin indirimi ile kalan 186,87.-TL ilam harcının davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
5- Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 22,40.-TL başvuru harcı ile 2.172,15.-TL nispi harç giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
6- Davacılar tarafından yapılan toplam 610,00.-TL yargılama giderinden ret edilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, 444,38.-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 165,62.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı eş … yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden 500,00.-TL; manevi tazminat miktarı üzerinden 1.800,00.-TL avukatlık ücretinin, davacı çocuklar …, …, …, … ve …yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı 600,00.-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
8-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davalı yararına ret edilen manevi tazminat miktarları üzerinden 1.800,00-TL avukatlık ücretinin davacı eş …’tan, 600,00.-TL avukatlık ücretinin davacı çocuk …’tan, 600,00.-TL avukatlık ücretinin davacı çocuk …’tan, 600,00.-TL avukatlık ücretinin davacı çocuk …’tan, 600,00.-TL avukatlık ücretinin davacı çocuk …’tan, 600,00.-TL avukatlık ücretinin davacı çocuk Süleyman Kurt’tan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı eş …’un maddi tazminatının kısmen reddi, anılan davacıya ödenen gelirlerin peşin sermaye değerlerinde yargılama sırasında meydana gelen artışlardan kaynaklandığından, reddedilen maddi tazminat miktarı için davalı yararına avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına,
10-Davacı çocuklar …, …, … ve …’un maddi tazminat taleplerine ilişkin davadan feragat etmeleri nedeni ile hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davalı yararına 500,00.-TL avukatlık ücretinin davacı çocuk …’tan, 500,00.-TL avukatlık ücretinin davacı çocuk …’tan, 500,00.-TL avukatlık ücretinin davacı çocuk …’tan ve 500,00.-TL avukatlık ücretinin davacı çocuk …’tan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, taraflarca 60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 16.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.