Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/4230 E. 2010/4911 K. 29.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4230
KARAR NO : 2010/4911
KARAR TARİHİ : 29.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden … maddi, manevi ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm,davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat istemi SGK tarafından karşılandığından reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu %45,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının %20, davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 8.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 1.500,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de, davacının maddi zararı Kurum tarafından karşılandığından ve maddi tazminat talebi, davacı tarafından önceden bilinmesi mümkün olmayan katsayı artışları sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerinin zararı karşılaması nedeniyle red olunduğundan davalı yararına avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken maddi tazminatın reddi nedeniyle davalı yararına yazılı şekilde avukatlık ücretine hükmolunması isabetsiz olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı temyiz nedenlerine göre taraflar yararına oluşan kazanılmış hak ilkesi gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davacının maddi zararı SGK’ca karşılandığından maddi tazminat talebinin reddine, red edilen maddi tazminat nedeniyle davalı yararına avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına,
8.000,00 TL manevi tazminatın 03.10.1995 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin REDDİNE,
Kıdem tazminatına ilişkin davanın bu dosyadan tefrikine,fotokopi giderlerinin davacı tarafından karşılanarak ayrı bir esasa kaydına,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 960,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 767,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 153,48 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 432,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 541,35 TL harçtan düşümüyle fazla alınan 109,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 432,00 TL nisbi harç ile 10,10 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 442,10 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgilisine yükletilmesine, 29.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.