Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/4306 E. 2010/5599 K. 11.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4306
KARAR NO : 2010/5599
KARAR TARİHİ : 11.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Mayıs 1996-Mart 1999 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalıya ait işyerinde Mayıs 1996-Mart 1999 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, 01.05.1997 tarihi öncesi için 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden, 01.05.1997-31.08.1998 tarihleri arasındaki çalışmaları davalı Kuruma tam olarak bildirildiğinden bundan sonraki çalışmalar ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, uyuşmazlık konusu olan dönemde dava dışı … İnş. Ltd. Şirketinin 11012096 sicil nolu işyerinden 01.05.1996-02.10.1996 tarihleri arasında 142 gün, davalıya ait 4424 nolu işyerinden 01.05.1997-31.08.1997 tarihleri arasında 120 gün, 2450 nolu işyerinden 01.11.1997-31.08.1998 tarihleri arasında tam bildirim yapıldığı, davacının davalıya ait işyerlerinde pazarlamacılık yaptığı, davalı şirketçe çalışmanın bildirilmediği dönemde davacıya ışıldak teslim edildiğine dair 15.09.1997 tarihli faturanın bulunduğu görülmektedir.
Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgelerine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan işe giriş bildirgesi ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Mahkemece 01.05.1997 tarihinden önceki döneme ilişkin istemin hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen hüküm doğrudur. Ancak 01.09.1997-01.11.1997 ve 01.09.1998- Mart 1999 dönemine ilişkin olarak verilen hüküm eksik incelemeye dayalı olup yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidilmiştir. Yapılacak …, 01.09.1998-Mart 1999 dönemi yönünden davacının tesbitini istediği sürelerle ilgili olarak davalı işverenin fatura, makbuz, sevk irsaliyesi , gelir-gider defteri, ticari defterleri üzerinde bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılarak davacının satış yaptığı pazarlama ürünü bulunup bulunmadığını belirlemek , işverence SSK’ya verilen dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar saptanarak, bu tanıkların bilgilerine başvurmak, dönem bordroları yok ise işverenin komşu işyerlerinin kayıtlara geçmiş kişileri veya benzer işi yapanların kayıtlara geçmiş kimseleri tespit edilip dinlenmek, işyerine ilişkin Kurum şubesinde bulunan işyeri dosyası ile, davacıya ait işyerindeki şahsi dosyalarını celbetmek ve tüm deliller toplandıktan sonra delilleri takdir edip çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11/05/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.