YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4495
KARAR NO : 2009/9106
KARAR TARİHİ : 22.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, SSK’lı hizmetleri hariç 9.10.2000-7.11.2003 – 7.2.2004-31.10.2006 tarihleri arasında … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Davacı vekilinin usulüne uygun bulunmayan temyiz dilekçesinin reddine,
2-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
3-Davacı 9.10.2000- 7.11.2003 ve 7.2.2004- 31.10.2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları haricinde 1479 sayılı Yasa’ya tabi Bağkur sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkeme istemin kabulüne karar vermiştir.
Dosyadaki mevcut vergi ve oda kaydı ile l3.ll.2006 tarihli hesap özetinden 4.l0.2000- 30.11.2006 tarihleri arasındaki primlerin tümüyle ödenmiş bulunmasına göre Kurumca kabul edilen 4.l0.2000- 9.l0.2000 ve 7.ll.2003- 7.2.2004 tarihleri arasındaki süreler haricinde halen 9.l0.2000- 7.ll.2003 ve 7.2.2004- 3l.l0.2006 tarihleri arasındaki sürelerde de davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaların dışlanılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sosyal Güvenlik Sistemimizde çifte sigortalılık mümkün bulunmayıp, her iki sigortalılığın çakışması halinde asıl olan önceden başlayarak devam eden sigortalılıktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2001/21-627-659, 2005/21-389-430 ve 2005/21-370-402 sayılı kararlarında da bu husus açıkca belirtilmiştir.
Davacının 4.12.2001- 21.12.2001 tarihleri arasında l7 gün, l3.ll.2004 – l0.l2.2004 tarihleri arasında 28 gün ve 31.12.2004- 4.2.2005 tarihleri arasında 35 gün olarak geçen 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarının 4.10.2000 tarihinden itibaren başlayarak devam eden 1479 sayılı Yasa’ya sigortalılığından sonra başladığı, bu durumda 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık sürelerinin iptalinin gerektiği ortadadır.
Mahkemece, davacının 9.l0.2000- 7.11.2003 ve 7.2.2004- 3l.l0.2006 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tesbiti ile aynı süre içindeki 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarının iptaline karar verilmesi gerekirken aksi gerekçelerle sonuca gidilmesi ve hükmün yazımında l479 sayılı Yasa ile ilgisi bulunmayan ifadelere yer verilmesi isabetsiz olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7.maddesi gereğince hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün birinci fıkrası tümüyle silinerek yerine;
“Davacı …’ın 9.10.2000- 7.11.2003 tarihleri ile 7.2.2004- 31.10.2006 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tesbiti ile bu süreler içinde yer alan 4.12.2001- 21.12.2001 tarihleri arasında 17 gün, l3.ll.2004- l0.l2.2004 tarihleri arasında 28 gün ve 3l.l2.2004- 4.2.2005 tarihleri arasında 35 gün olarak geçen 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarının iptaline”, rakam ve sözcüklerin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 22.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.