YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/470
KARAR NO : 2009/7535
KARAR TARİHİ : 01.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının geçirmiş olduğu iş kazası sonucu uğramış olduğu manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece,davanın kısmen kabulü ile ,12.000.00TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 07.09.2005 tarihinde davalıya ait işyerinde preste parça basımı yaparken elini prese kaptırması sonucu %7.3 oranında sürekli iş göremez duruma gelecek şekilde yaralandığı,olayda işverenin %80,kazalı işçinin %20 kusurlu olduğunun tesbit edildiği,mahkemece yazılan gerekçeli kararda dava konusu iş kazası olayı ile ilgisi bulunmayan başka maddi vakıalar yazıldığı görülmektedir.
Uyuşmazlık,gerekçeli kararda yazılan vakıaların dava konusu olaya uygun olması gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, Anayasanın 141. maddesinde, “Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı, HUMK’nun 388. maddesinde ise kararda “İki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeblerin gösterilmesinin gerekli olduğu bildirilmiştir.Bu kısım hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi görür. Hakim gerekçe sayesinde hükmün doğru olup olmadığını yani kendi kendini denetler. Yargıtay’da bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gereçe sayesinde denetleyebilir. Taraflarda ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını anlayabilirler.
Somut olaya gelince; mahkemece yazılan gerekçeli kararın dosya içeriği ile çeliştiği,yukarıda anılan yasa hükümlerine uygun yazılmadığı anlaşılmış olup,davaya konu olmayan farklı bir olaya ilişkin maddi vakıalar anlatılarak gerekçeli karar yazılmıştır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 01.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.