Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/4781 E. 2010/4841 K. 26.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4781
KARAR NO : 2010/4841
KARAR TARİHİ : 26.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava,davacının iş kazası sonucu uğradığı sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Zararlandırıcı olaya maruz kalan davacı işçi, olay günü davalı … Kurye Nakliyat İnşaat Sanayi Limited Şirketine ait işyerinde,kurye-dağıtım elamanı olarak çalışmakta olup kullandığı motosiklet ile seyahat halinde iken ,davaya ihbar olunan …’ın kulandığı aracın davacının kulandığı motosiklete çarpması şeklinde oluşan iş-trafik kazası sonucu %40.2 oranında meslekte kazanma gücünü yitirmiştir.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.
Hükme esas alınan 11.09.2006 günlü bilirkişi raporunda; davacının ve işvereni şirketin kusursuz olduğu,davaya ihbar olunan …’ın %37.5,ve …’ın kaza yapmasına neden olan ve tespit edilemeyen kırmızı … renkli araç sürücüsünün ise %62.5 oranında kusurlu oldukları belirtilmiş ise de ;hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişinin,olayın oluşuna göre trafik- iş kazaları konusunda uzman olmadığı gibi, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve işgüvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde, saptamadığı anlaşılmaktadır.Gerçekten,işveren işyerinde iş ve işçi sağlığına ilişkin tüm güvenlik önlemlerini almak ve bu çerçevede yapılan işin niteliği gereği kurye olarak çalışan davacının bu çalışmasına ilişkin işyeri koşullarının sağlanıp sağlanmadığı işverenin yukarıda açıklanan önlem ve tedbirleri alıp almadığı ve özellikle yoğun şehir içi trafiğine rağmen motosiklet kullanarak geçen çalışmalarında kazaya maruz kalmasını engelleyecek tedbirlerin işverence alınıp alınmadığı hususlarında incelemenin yapılması gerektiği ortadadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2004/21-365 Esas,2004/369 Karar sayılı kararı da aynı yöndedir.
Mahkemece yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman ve ihtisas sahibi olan bir doktor,bir hukukçu ve bir de trafik bilirkişisinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ve özellikle,inandırıcı güç ve nitelikte olmayan. 77.maddenin öngördüğü koşulları içermeyen kusur raporunu hükme dayanak almak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,davacının temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine ,26.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.