YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4872
KARAR NO : 2010/4791
KARAR TARİHİ : 26.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş)Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davalıların 2, davacının 3 nolu bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 04.08.2000 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 13 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat isteminin aynen manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının hesaplanan gerçek maddi zararından davanın niteliği gereği Sosyal Güvenlik Kurumunca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri düşülerek karşılanmayan maddi zararın belirlenmesi gerekir.
506 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde (5510 sayılı Yasa 19. madde) iş kazası sonucu meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış olan sigortalılara sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanacağı, aynı Yasa’nın 73. maddesinde de (5510 sayılı Yasa 81. madde) tarifesine göre tespit edilecek iş kazaları sigorta priminin tamamının işverenler tarafından ödeneceği belirtilmiştir. Primin ödenmesinde sigortalının herhangi bir katkısı söz konusu değildir. Bu özelliği göz önünde tutulduğunda, iş kazası sigortasından bağlanan gelirin maddi zararın sigorta primleri işverenden alınmak suretiyle Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmak amacına yönelik bir ödeme niteliğinde olduğu sonucuna varılır. Bu nedenle söz konusu gelir, işverenin genel hükümlere göre sorumlu olduğu tazminat kavramı içinde yer alır. İş kazası sonucu oluşan zararın giderilmesi istemine ilişkin olarak açılan tazminat davaları nitelikçe sigorta tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemini amaçlamaktadır. Bu durumda zarar hesabının Sosyal Güvenlik Kurumunca bağlanan gelirin hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan artışlar nazara alınarak hesaplanan tüm peşin sermaye değeri düşülmek suretiyle yapılması gerektiği ortadadır.
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda % 100 işveren kusuru ve % 13 sürekli iş göremezlik oranına göre asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucu 36.461,62 TL gerçek maddi zarar hesaplandığı, bu miktardan Kurum tarafından işveren aleyhine açılan rucu’en tazminat davası ile hükmedilen ilk peşin değer olan 3.684,13 TL’nın düşülerek karşılanmayan maddi zararın 32.777,49 TL olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; 4447 sayılı Yasa’nın 16. maddesi ile 506 sayılı Yasa’ya eklenen Ek 38. madde gereğince hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan artışlara göre hesaplanan tüm peşin sermaye değerini Kurumdan sormak ve bildirilen miktarı, yeni bir hesap raporu alınarak hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan ücret artışları nazara alınarak hesaplanan tazminattan indirmek suretiyle maddi tazminata ilişkin kararı davacının temyiz etmediği de gözetilerek sonuca gitmekten ibarettir.
3-Öte yandan B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır.
Olayın özelliklerinin neler olduğu 26.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı sigortalı yararına hükmedilen manevi tazminatın az olduğu görülmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı şekilde kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine 03.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.