Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/4970 E. 2010/3174 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4970
KARAR NO : 2010/3174
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, 01.01.1983-17.12.1987 tarihleri arası 1479 sayılı Yasa sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle davacı 07.02.1989 tarihli bildirge ile (Ga-56754) nolu vergi kaydı esas alınarak 01.01.1983 tarihi itibariyle tescil edilmiş ve bu vergi kaydı gayrımenkul sermaye iradına ilişkin ise de davacının 26.09.1994 tarihinde verdiği sigortalılık durumunu gösterir formda bu vergi kaydının açıkça gayrımenkul sermaye iradına ilişkin olduğunun açıkça yazılı olmasına ve durumun davalı Kurumca öğrenilmesine rağmen sigortalılığın iptal edilmeyerek davacının 1992 yılı affından yararlanarak bu döneme ilişkin olarak ödediği primlerin iade edilmeyip davalı Kurumca 14 yıl kullanıldıktan ve davacıya sigortalı olduğu inancı verildikten sonra sigortalılığın 31.08.2006 tarihinde iptal edilmesinin sosyal güvenlik ilkelerine ve MK. 2. maddesine aykırı olmasına göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 22/03/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacı, 01.01.1983-17.02.1987 tarihleri arasında … sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Davacı, 07.02.1989 tarihinde verdiği giriş bildirgesindeki vergi kaydı esas alınarak 01.01.1983 tarihi itibariyle … sigortalısı olarak tescil edilmiştir.
Davalı Kurum, davacının 01.01.1983-17.02.1987 tarihleri arasındaki vergi kaydının Gayrımenkul Sermaye İradı ile ilgili olduğunun belirlenmesi üzerine bu dönem hizmeti geçerli saymamaktadır.
Kurumun hatalı işlemine davacının ibraz ettiği giriş bildirgesinde gerçek usulde vergiye tabi olduğuna dair vergi bildirimi neden olmuştur. Davacı kendi adına ve hesabına bağımsız faaliyeti olmadığını, vergi kaydının Gayrımenkul Sermaye İradı ile ilgili olduğunu bilmektedir. 1989 yılındaki bu hatalı bildirim nedeniyle …’dan geçmişe yönelik hizmet elde etmesi olanaklı değildir. HGK 20.10.2002 gün 2002/21-892 E. 2002/990 K. sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Sayın Çoğunluk; primlerin 1992 affı ile tahsil edilerek kullanılmasını gerekçe göstererek MK. 2. maddesine dayalı olarak davayı kabul eden hükmün onanmasına karar vermiştir. Davacı verdiği bildirge ile Kurumu aldatarak geçmişe yönelik tescil yaptırmış, üstelik 1992 affından faydalanarak primlerin gecikme zammını eksik ödemiştir. … Medeni Kanununun 2. maddesi yanında 3. maddesi de vardır. “Durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.” MK. 2. maddesinden yararlanmanın temel koşulu kişinin kendisinin dürüst olmasıdır.
Davacının sigortalılık koşullarını taşımadığı dönem için gerçeğe uygun olmayan belge düzenleyip Kurumu yanılttıktan sonra iyiniyet iddiasında bulunması mümkün bulunmadığı gibi, Kamu düzeni ile ilgili bir konuda MK. 2. maddesinin uygulanması da yerinde olmadığından hükmün bozulması görüşünde olduğumuzdan Sayın Çoğunluğa katılmıyoruz.