Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/547 E. 2009/11376 K. 29.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/547
KARAR NO : 2009/11376
KARAR TARİHİ : 29.09.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 23.2.1971 tarihi olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava davacının sigorta başlangıcının 23.02.1971 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 18 yaşını bitirdiği tarih dikkate alınarak sigorta başlangıcının 21.11.1972 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı kurum avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa zaptın 26.11.2008 günlü oturumda tefhim edilen kısa kararda “ Davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin sigortalı işe ilk giriş bildirgesinde belirtildiği şekilde 23.02.1971 olarak tespitine” karar verildiği halde gerekçeli kararda “ Davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıcının sigortalı işe ilk giriş 23.02.1971 olarak belirtilmiş ise de davacının 21.11 1954 doğumlu olduğu gözetilerek 506 sayılı yasanın 60/G maddesi gereğince 18 yaşını doldurduğu 21.11.1972 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine” karar verildiği görülmektedir. Hal böyle olunca da kısa karar ile gerekçeli kararın aykırı olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Öte yandan konuyla ilgili 10.4.1992 günü ve 991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan 506 sayılı yasanın 60/G maddesinin uygulanması sırasında aynı yasanın geçici 54. maddesinin şartlarının değerlendirilmesi gerektiği de göz ardı edilmemelidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazların kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 29.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.