Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/5472 E. 2009/6779 K. 12.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5472
KARAR NO : 2009/6779
KARAR TARİHİ : 12.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi

Davacı,davalı işveren nezdinde 1.10.1996-31.7.2003 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde mahkeme görevsizliğine karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava ,davacının S.S.G da davalı gösterilmek suretiyle davalı iş veren yanında 01.10.1996-31.07.2003 tarihleri arasında ev hizmetlerinde kesintisiz olarak çalıştığının tesbiti ile bu döneme ilişkin işcilik alacaklarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Sigortalılığa ilişkin, “hizMet tespiti” davaları Sosyal Güvenliğe yönelik ortaya çıkan davalardır. Yasal dayanağını 506 sayılı Yasa’nın 6. ve 79/10.maddelerinden almaktadır. Sözü edilen 6.madde de, çalıştırılanların, işe alınmaları ile kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir. 79/10.madde de ise sigortalıların çalışmalarının tespiti ile ilgili dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Tesbit davaları 506 sayılı Yasanın 134.maddesi gereği İş mahkemelerinde açılır ve görülür.Paralel düzenlemeye 5510 Sayılı yasanın 101.maddesinde yer verilerek bu kanunun uygulanmasından doğan uzlaşmazlıkların yetkili İş Mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği bildirilmiştir. Davacı davalıya ait ev hizmetlerinde 01.10.1996-31.07.2003tarihleri arasında sürekli ve ücretle çalıştığını iddia etmektedir.Bu yönüyle davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 Sayılı Yasanın 3/1-D maddesidir.Anılan madde de ev hizmetlerinde ücretle ve sürekli olarak çalışanların 2100 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 24.11.1977 tarihinden itibaren sigortalı sayılmaları öngörülmüştür.
Ancak 1475 sayılı Yasanın 5/4 maddesi ve 10.06.2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 4857 sayılı Yasanın 4/e bendi uyarınca ev hizmetlerinde çalışanlar hakkında İş Kanunu hükümleri uygulanamaz.Davanın Borçlar Kanunu Hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.Alacaklar yönünden dava değerine göre davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmalıdır. Bu durumda yapılacak iş; Her iki davanın yasal dayanakları birbirinden tamamen farklı olduğundan her iki davayı ayırmak hizmet tesbitine ilişkin İş Mahkemesinde doğru olarak açılan davaya bakmaya devam olunarak taraf delilleri toplanıp oluşacak sonuca göre karar vermek,alacak davası yönünden ise tefrik kararı ile birlikte şimdiki olduğu gibi mahkemeninin görevsizliğine ve karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuksal olguları gözetmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz edenlerin öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,temyiz ve temyiz başvuru harcının istek halinde davacıya iadesine 12.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.