YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5524
KARAR NO : 2009/8474
KARAR TARİHİ : 11.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacı anne ve babanın sigortalı çocuğunun, 27.06.1998 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu ölmesi nedeniyle maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 20.12.2004 günlü karar, Dairemize ait 14.06.2005 gün ve 2005/3532-6153 sayılı ilamı ile bozulmuş ise de, bozmaya uyan mahkemece bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Bozma ilamında “…hak sahiplerine gelir bağlanmadığının bildirilmesi durumunda hak sahiplerine; gelir bağlanması için Kuruma başvurmaları, giderek dava açmaları yönünden önel verilmek ve verilen önelin sonucuna göre karar vermek…” gerektiği öngörülmüş olmasına rağmen, mahkemece, SGK’nun davaya dahil edilmesi ile yetinilirek, davacıların SGK’na karşı dava açmalarında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, bozma öncesindeki maddi tazminat tutarı olan 864,24.-YTL maddi tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda Sosyal Güvenlik Kurumunca tahkikat sonucunda olayın iş kazası olarak kabul edildiği ancak Kurumca 506 Sayılı Kanunun 24.maddesi gereğince davacı anneye ve babaya gelir bağlanmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacılara SGK. Başkanlığı’nı hasım göstererek “iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti” davası açmak üzere önel vermek, o davayı bu dava için bekletici mesele saymak, kesinleşen mahkeme kararı ile dava reddedilmiş ise maddi tazminat isteminin reddine karar vermek, dava kabul edilmiş ise Kurumca bu işlemlerin yapılmasından sonra davacıya bağlanan gelirin hüküm tarihine en yakın tarihteki en son peşin sermaye değerini sormak, hüküm tarihine en yakın tarihteki veriler gözetilerek davacının maddi zararını yeniden hesaplatmak, hesaplanan bu miktardan bağlanan gelirin en son peşin sermaye değerini düşmek suretiyle karşılanmayan maddi zarar miktarını tespit ederek davacıların 20.12.2004 tarihli kararı temyiz etmediğini de gözetmek suretiyle maddi tazminat konusunda çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bozma gerekleri yerine getirilmeksizin, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılar … ve … iadesine, 11.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.