YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5581
KARAR NO : 2010/3543
KARAR TARİHİ : 01.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, müracaat tarihi itibariyle maluliyet aylığı almaya hak kazandığının tesbitiyle, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, maluliyet aylığı bağlanması konusundaki talebi davalı Kurumca 8.11.2006 tarihinde reddedildiğinden, anılan ret kararının iptali ile müracaat tarihi itibariyle maluliyet aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de eksik araştırmaya dayalı olarak varılan sonuç doğru değildir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda davacının ilk kez 1.10.1989 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığı ,26.9.1989 tarihli Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Kurulu Raporundan davacıya Fundus sağ-sol miyopukus teşhisi konularak askerliğe elverişli olmadığının tesbit edildiği, Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü Tedavi Hizmetleri ve Maluliyet Dairesi Başkanlığının 7.9.2007 tarihli yazı içeriğinden davacının SSK Ok Meydanı Eğitim Hastanesinin 27.12.2004 tarihli muayene bulgulu Sağlık Kurulu raporu ve diğer tıbbi bilgiler esas alındığında Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre değerlendirildiğinde davacının çalışma gücünün en az 2/3’ünü kaybetmemiş olduğuna karar verilerek maluliyet aylığı talebinin reddedildiği, 26,9.2006 tarihli Yüksek Sağlık Kurulu raporuyla davacının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına karar verildiği, davacının itirazı üzerine Adli Tıp 3.İhtisas Kurulunun 28.11.2008 tarih ve 8605 sayılı raporu ile davacının çalışma gücünün 2/3 ünü kaybettiğinin tesbit edildiği ancak maluliyetin başlangıç tarihi konusunda herhangi bir tesbitin yapılmadığı, YSK raporu ile Adli Tıp 3.İhtisas Kurulunun raporları arasında çelişki doğduğu mahkemece YSK raporu ile Adli Tıp İhtisas Kurulu raporları arasındaki çelişki ATK Genel Kurulundan raporla alınacak raporla giderilmeden ve davacının 2/3 çalışma gücünü hangi tarihte kaybettiği belirlenmeden, malullük aylığı talebinde bulunduğu dilekçenin davalı Kurum kayıtlarına girdiği tarih araştırılmaksızın sonuca gidildiği görülmektedir.
Yapılacak iş; davacının maluliyet oranı ve maluliyet başlangıç tarihinin saptanması açısından, 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesi ile ” Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğindeki” hükümler çerçevesinde Adli Tıp Genel Kurulu’ndan rapor alınması ve davacının maluliyet aylığına hak kazanıp kazanmadığı 2/3 oranındaki maluliyetin kesin olarak hangi tarihte oluştuğu saptandıktan ve davacının maluliyet aylığı tahsis talep dilekçesi örneği davalı Kurumdan getirtildikten sonra çıkacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 1.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.