YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5709
KARAR NO : 2009/8318
KARAR TARİHİ : 11.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, maluliyetinin tespitine talep tarihinden itibaren emekli maaşı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, Kurumun davacının çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediğinden reddettiği maluliyet aylığı işleminin iptali ile davacının maluliyetinin tespiti ve talep tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması istemine ilişkinidir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 54 maddesinde (Değişik: 6/3/1981 – 2422/4 md.) sigortalının, malûllük aylığından yararlanabilmesi için: anılan Yasa’nın 53 üncü maddesine göre malûl sayılması, ,toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması gerekeceği düzenlenmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden ,davacının 23.7.1990 tarihleri arasında kesintili 1559 gün 506 sayılı tabi sigortalılığının bulunduğu, 1 yıl 2 ay askerlik borçlanma bedelini 29.7.2002 tarihinde ödediği, Yasa29.7.2002 tarihinde Kuruma ulaşan dilekçesiyle maluliyet aylığı isteminde bulunması üzerine alınan 23.9.2002 tarihli Trabzon SSK Hastanesi Sağlık Kurul Raporuna göre davacının kronik obstürüktif akciğer hastası olduğunun, çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediğinin bildirilmesi üzerine Kurumca maluliyet aylığı isteminin reddedildiği, itiraz üzerine Yüksek Sağlık Kurulu’ndan alınan 6.1.2004 tarihli ve Adli Tıp Kurumu’ndan alınan 30.11.2005 tarihli raporlarda da davacının çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediğinin bildirildiği, Adli Tıp Kurumunu 3. İhtisas Dairesinin 23.6.2008 tarihli raporunda ise davacının orta derecede solunum fonksiyonu bozukluğu bulunduğu 2002 yılındaki yaşına göre %34,2 oranında çalışma gücünü yitidiğinin bildirildiği davacı tarafından temyiz dilekçesine ekli olan Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesini 16.4.2009 tarihli raporuna göre sigortalının % 69 oranında çalışma gücünü yitirdiğinden bahisle 9.8.2006 tarihi itibariyle meslek hastalığından gelir bağlandığı anlaşılmaktadır
506 sayılı Yasa’nın 92 maddesi 2. fıkrasında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir. Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanmadan önce iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanan ve sermayeye çevrilen gelirler ile yaşlılık sigortasından yapılacak toptan ödemelerde bu fıkra hükmü uygulanmayacağı belirtilmiştir
Somut olayda davacıya 9.8.2006 tarihi itibariyle Kurumca da kabul edilen %69 oranındaki maluliyeti üzerinden meslek hastalığı kolundan gelir bağlandığı temyiz aşamasında ileri sürülmüştür. Bu durum dikkate alındığında davacıya bağlanan meslek hastalığı gelirinde Kurumca yapılan incelemede davacının maluliyetinin %69 oranında olduğu 9.8.2006 tarihi itibariyle tespit edildiğine göre artık davacının bu tarih itibariyle maluliyet aylığını da hak kazandığı ortadadır. Bu durumda davacıya bağlanacak meslek hastalığı geliri ile maluliyet aylığının birleşmesi gerekeceğinden 506 sayılı Yasa’nın 92 maddesi uygulanmak sureti ile sonuca gidilmesi gerekecektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm BOZULMASINA, temyiz harcı ve temyiz başvuru harcının istek halinde davacıya iadesine, 9.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.