YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5875
KARAR NO : 2010/5299
KARAR TARİHİ : 04.05.2010
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, … kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı sigortalının meslekte kazanma gücünü %18,2 oranında kaybedecek şekilde maluliyeti ile sonuçlanan … kazasında sigortalının % 30, davalı işverenin ise % 70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu durumda davacı yararına 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 25.000,00TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümü ile silinerek yerine;
“1.Davanın kısmen kabulü ile 15.967,78 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazla talebin reddine,
2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat için 1.916,13 TL , manevi tazminat için 2.400,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3. Reddolunan maddi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince 1.083,86 TL avukatlık ücreti, manevi tazminat üzerinden 2.400,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4. Alınması gereken 1.942,26 TL harçtan peşin alınan 1.687,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 254,76 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine’ye irad kaydına,
5. Davacı tarafından yapılan toplam 170,36 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 49,00 TL nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan 216,38 TL yargılama giderinden takdiren 155,00 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın taraflar üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı tarafından yatırılan 1.687,50 TL nispi, 10,10 TL maktu olmak üzere toplam 1.697,60 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılarak hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA,04.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.