Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/5956 E. 2010/4532 K. 20.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5956
KARAR NO : 2010/4532
KARAR TARİHİ : 20.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1.4.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava, davacının Mahkemece düzeltilen doğum tarihinin sigortalılık ve tahsis işlemlerinde uygulanması istemine ilişkindir
Mahkeme, istemin kabulü ile davacının 1.4.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitiyle aksi kurum işleminin iptaline karar vermiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 120/2 maddesi, (1479 sayılı Yasanın 66. maddesi) bazı kötü uygulamaları önlemek amacı ile özel bir düzenleme getirmiş ve belli sigorta kollarında, hangi doğum tarihinin esas alınacağını açıkça belirlemiştir. Gerçekten anılan Yasa’nın 120/2. maddesi (66. maddesi) çok açık olarak “malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında “sigortalıların ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri…. esas tutulur.” hükmünü içermektedir. Hiçbir yoruma yer vermeyecek şekilde yapılan bu düzenleme karşısında sigortaya ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihinin yaşlılık aylığı bağlanmasında nazara alınamayacağı açıktır. Nitekim 1479 sayılı Yasanın 66. ve 506 sayılı Yasanın 120/2. maddesi gibi Emekli Sandığı Yasasında da anılan maddeye paralel hükümler getirilmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 14.4.2010 gün ve 2010/21-194-2010/219 Esas sayılı kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, davacı Sosyal Sigortalar Kurumuna ilk defa 1.7.1980 tarihinde tescil edilmiş, yaş tashihi davası 19.6.1980 tarihinde açılmış, karara ise 9.7.1980 tarihinde çıkmış, verilen karar 7.8.1980 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkeme kararlarının kesinleşme tarihinden itibaren hüküm ve sonuçlarını doğuracağı tartışmasızdır.. Bu durumda yukarıda belirlenen esaslar nazara alındığında, ilk tescil tarihinden sonra yapılan bu yaş tashihinin, sigorta işlemlerinde dikkate alınamayacağı tabiidir. Buna göre davalı kurumca davacının doğum tarihinin tashihten önceki tarih olan 1.6.1964 olarak esas alınarak yaşlılık aylığı talebinin yaş şartı yönünden reddi doğrudur
Yapılacak iş; davacının doğum tarihinin 01.06.1964 olduğu gözetilerek yaşlılık aylığı şartlarını tartışıp çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.